BİR HAMAL HİKAYESİ

BİR HAMAL HİKAYESİ

145
0
PAYLAŞ

Yaşlı ve genç iki hamal yüklerini sırtlanıp yola koyulmuşlar. Genç olan  içinden yaşlı hamalın bunca yükle yolun sonunu göremeyeceğini ve kendisine ayak bağı olacağını aklından geçirmiş.

Kısa bir süre gittikten sonra yaşlı hamal mola vermiş. Genç olan şaşırmış. Bu kadar kısa sürede mola vermek de neymiş!

Derken yaşlı hamal belli aralıklarla mola vermeye devam etmiş. Durumdan sıkılan genç hamal gücüne, yaşına güvenip  yoluna devam etmiş.

Yine verdiği bir molanın ardından yoluna devam eden yaşlı hamal genç hamalın bir ağacın altında yığılıverdiğini görmüş. Ona biraz su vermiş. Genç dinlenip kendine geldiğinde yaşlı hamalın kendi yüklerini de sırtlandığını şaşırarak görmüş. Yaşlı, genç arkadaşına “Hadi gel, koluma gir. Dinlenerek yükümüzü yerine kavuştururuz.” demiş.  Genç şaşkın yaşlı hamalın koluna girip ona yaslanarak yola devam etmiş. Yaşlı hamal yolda genç olana şunu söylemiş:

“Bu yükü taşımak bizim işimiz ama altında ezilmek değil!”

Rekabetin arttığı günümüzde aralıksız çalışmak, sürekli koşturmak çok gözde oldu. Oysa koştururken düşünüp fark etmeyi, deşarj olmayı, ihtiyaçlarımızı fark etmeyi es geçeriz.

Her yeni güne yorgunluğunun farkında olmadan devam ederken bir gün içinden hiçbir şey yapmamak gelir. Ya da yaptıklarınla istediğine ulaşamadığını görünce küsüverirsin. Belki de genç hamal gibi ne olduğunu anlamadan yığılıverirsin.

Bu sebeple rolümüz ne olursa olsun bir DUR molası vermeyi es geçmeyin. DURurken kafanızdakileri bir kenara bırakıp ana, kendinize odaklanın.

En çok dinlendiğiniz, yaratıcı fikirlerin ziyaret ettiği anlar bu molalardır.

Unutmamak gerekir ki dinlenmek tembellik etmek değildir, işini uzatmak hiç değildir. Aksine dinlenmek yükünü hafifleterek yola devam etmek demektir.

Evlerimizde kaldığımız bugünlerimiz yüklerimizi kenara bırakarak dinlenmeye başlamak için ideal olabilir.

 İlknur AKBULUT

Profesyonel Koç