Bir evin olmazsa olmazları nelerdir? Peki, Ya İnsanın?

Bir evin olmazsa olmazları nelerdir? Peki, Ya İnsanın?

345
0
PAYLAŞ

Düşünsenize mikrodalga, elektrikli süpürge, ütü, blender olmayan bir evi! Hayal edemediniz değil mi? Ben de edemiyorum… Hem niye hayal edeyim ki? Bu eşyalar hayatımızda var, biz içlerinden istediklerimizi tercih edip alıyoruz. Hatta bazen öyle oluyor ki, hiç kullanmayacağımız veya çok az kullanacağımız aletleri bile alıyoruz. Mesela katı meyve sıkacağı, mesela fritöz, mesela gıda kurutucu… Neden? Çünkü ev dediğin hepsini kapsamalı!

Bu konudan bahsetme sebebime gelince, ev ve onun içinde olan eşyaları bir bütün olarak düşündüğümde insana benzetiyorum. Bir ev nasıl ki içinde kullandığımız veya kullanmadığımız birçok eşya ile dolu ise, insan da aynı şekilde keşfettiğimiz, keşfedemediğimiz, keşfetmemize rağmen kabullenmediğimiz veya keşfetmeye çalıştığımız birçok özellik ile dolu.

Bir nevi, ev eşittir insan.

Her türlü duygu, düşünce, eylem, bakış açısı… Hepsi birer birer içimizde var ve doğru yerde kullanılmayı bekliyor. Sevgi, nefret, aşk, huzur, mutluluk, kin, üzüntü, hasret, keyif, merhamet…

Tembellik, çalışkanlık, sabır, acelecilik, profesyonellik, çocuksuluk, başarı, başarısızlık… Hepsi aynı noktada kesişiyor, insan… Aynı ev gibi… Dört duvarın içini dolduracak her türlü eşya, mutfak robotu, ütü, mixer, buzdolabı, koltuk, televizyon, kahve makinesi… Aynı noktada kesişiyor, ev…

Ancak ne oluyor da evimizi düzenlerken gösterdiğimiz hassasiyeti kendi özelliklerimizi kabul etmede, ya da anlamada göstermiyoruz?

İlk evinize çıkarken yaptığınız alışverişi hatırlayın, fritöz en alınması gereken aletlerin başında geliyordu. Birisi çıkıp da “Kaç kez kızartma yapıyorsun sanki, ne gerek var alma!” dediğinde, “Olur mu canım, fritözsüz ev mi olur?” diyerek yine de almadınız mı? Ya da “Gıda kurutucusu olmadan meyveler, sebzeler kurumuyor mu?” diye alay edercesine bir soru yöneltildiğinde, ciddiyetle “Hayır, kurumuyor!” demediniz mi? Bunları söylerken aklınızda şu cevap var mıydı, çünkü bir evde olması gereken malzemeler bunlar! İyi ya da kötü, işe yarar veya yaramaz, bütün bu aletler bir evde olmak zorunda!

Kime göre? Siz zaten bu aletleri hayatınız boyunca kullanmadınız bile, neden aldınız? Yıllar geçip de eskiyen eşyaları atarken kendi kendinize demediniz mi “Bunu da niye almışım ki? Bir kere bile kullanmadım!”

Ne oldu da aldınız o eşyaları? Çevrenizde “Olması Gereken Ev” tanımı diye bir şey mi vardı?

Konuyu insana çevirelim, bir olay karşısında başarısız olduğunuz zaman aynı fritözü sahiplendiğiniz gibi başarısızlığı sahiplendiniz mi? Sevgi göstermeyi veya nefreti, gıda kurutucusu gibi gerekli gördünüz mü? İçinizden gelen herhangi bir duyguyu, düşünceyi, eylemi yaşamak ve yapmak için, mutsuz olmak, gülmek, sinirlenmek, kin duymak, samimi olmak için sizi ne engelledi? Bulunduğunuz ortamda “Olması Gereken İnsan” tanımı diye bir şey mi vardı?

Galiba vardı…

“Olması Gereken …” hayatımıza hükmediyor, ve bu hükümdarlık içerisinde kendi isteklerimizi farkında olmadan öteliyoruz, yok sayıyoruz. Ne istediğimizi ve kim olduğumuzu bilmiyoruz belki de…

Ve gün geliyor hayatın uzun, karmaşık yollarında kayboluyoruz…

Tekrar yola girmek için harekete geçmek gerekiyor… Sorgulamak, cevap bulmak, anlam bulmak, keşfetmek gerekiyor…

Çünkü bir insan ne istediğini, ne yaptığını, kim olduğunu bilmediği sürece yola girmesi her zaman güç olur…

Küçük ev aleti almak kadar basit değil yola girmek…

Hem zaten fritöz dediğin eşyadır, alırsın veya almazsın, sıkılırsan atarsın gider…

İnsan kendini atabilir mi onu düşünmek gerek…

Ceyda ILGAZ