Bir ben var, benden içeri

Bir ben var, benden içeri

486
0
PAYLAŞ

Bir gün bir makale okumuştum. Yunus Emre tarihten çıkıp gelmiş konuşuyor gibiydi usul usul. Ve aklıma şöyle bir şey geldi bana göre bu dünyada hiç bir şey tesadüf değildi. Duyduğum, okuduğum, dinlediğim herkesin her şeyin bir enerjisi vardı, bana bir şeyler söylüyor ve anlatmaya çalışıyordu.

Peki şimdi bana Yunus ne diyordu? Beklenen soru geldi bana. Ne demek istiyor ve ben sözünden ne anlamalıyım? BOMMM. Hiçbir zaman ben demeyi sevmemiştim “Ben” demeyi her şeyden herkesten uzak, ayrı ve fazlaca tek tutuyordum. Bu yüzden ben demek rahatsız ediyordu , bana göre değildi . Bir an da ilgimi çekti, ben demeye yanlış anlam yüklemiştim sanki…

Günlerce aradım kim bilir nerede bulmuştum bu anlamı. Kabul edip etiketlemiştim kendime , ben demek kötü bir şey diye. Değiştirmeliydim. Çok uzun zaman durdum düşündüm, çalıştım bunun üzerine ve Yunus’u tekrar dinledim. Bu sefer beni de duyabiliyordum değiştirmiş ve düzeltmiştim ki artık sesi geliyordu rahatsız etmiyordu beni dinlemek. Ben vardım diğer insanlardaki benler de vardı artık biz vardık. Oysa yıllarca biz olmaya çalışmıştım ve olamamıştım ya da olduğumu sanmıştım. Zor olmuştu ama artık daha kolay daha berraktı her şey. Anlamıştım ben demeden bizler de sizler de onlar da olamıyorduk.

Yunus her ben de diğerlerinde ki beni dikkate sunmuştu ve biz olabilmek için ben olmanın ne kadar muhteşem olduğunu anlatmaya çalışıyordu adeta. Yüzyıllar geçse de bütün farklılıkları kucaklarken ben olmanın eşsizliğini sunuyordu. Yunus, us yolunda arınırken hala senlik benlik davalarıyla kirlenmemeliydik. Kendimizi bulup arınmalıydık, barışmalıydık içimizdeki benle.

Şimdi soralım kendimize ve durup düşünelim gerçekten ben miyim? Yoksa ben olamadan biz olmaya mı çalışıyorum? Ya da biz olmaya çalışırken kimin benin de kaybettim kendimi? Kimlerin beniyle savaşırken biz olmaya çalıştım?

Merve Özgörmen