BİLMİYORUM, GÖRMEDİM, DUYMADIM ÜÇ MAYMUN FELSEFESİ

BİLMİYORUM, GÖRMEDİM, DUYMADIM ÜÇ MAYMUN FELSEFESİ

857
0
PAYLAŞ

Bizler genellikle üç maymun felsefesini benimseyen insanlarız. Eğer bir olayın ucu kendimize dokunacaksa bilmeyiz, görmeyiz, duymayız.

O’ kadar duyarsız, bir o kadar da vurdum duymaz oluruz.

Aman canım bana ne şimdi! Gördüm, duydum, biliyorum deyip de başıma iş mi alayım? Hiç uğraşacak vaktim de yok zaten.

Ne demişler? Vaktin varsa şahit ol, paran varsa kefil o,l uğraş dur.

Hem doğruyu söyleyen dokuz köyden kovuluyor gibi türlü bahanelerle olaylara karışmayı pek sevmeyiz.

Aslında çok da haksız sayılmayız.

Yakinen tanıdığım biri akşam işten yorgun argın evine dönerken yerde yatan birini görüyor. Adam yaralı ve kendinde değil etrafta kimse de yok, hemen arabasına atıp en yakın hastaneye götürüyor ve acile teslim ediyor.

Fakat hastane polisi devreye giriyor. Bir sürü sorgu, sual. Sen mi çarptın getirdin diyor? Saatlerce yaralı kendine gelene ve olay aydınlanana kadar bırakmıyorlar.

“O gün birinin hayatını kurtardım iyi bir şey yaptım. Ama ya adam ölseydi? Kendimi nasıl temize çıkaracaktım? Bilmiyorum yardım ettiğime pişman ettiler” demişti.

O zamanlar kaza mahallini görüntüleyen kameralarda yokmuş.

Yardımcı olurken neredeyse suçlu konumuna düşecekmiş.

Başına iş almamak için o yaralıyı görmezden de gelebilirdi. Zaten yorgun gecenin geç bir saati evine gidip keyfine bakıyor olabilirdi ki! Arabayla çarpan kişi bile ardına bakmadan öylece yaralı yolun ortasında bırakıp kaçıp gitmiş. Nasıl bir vicdan varsa. Kimseler de olay anını görmemiş yada fark etmemiş yada karakol, ifade, sorgu sual uğraşmamak için üç maymunu oynamış.

Neyse ki artık her yer kameralarla dolu ama yine de kör nokta yerler de kameraların görmediği yerler olabilir.

Çok önemli konularda ne biliyorsak, ne görmüş ve duymuşsak gerektiğinde anlatmamız çok önemli

Bir hırsızlık olayına, bir cinayete her hangi kötü bir olaya tanık olmuşsak olayın aydınlatılması açısından konuşmak zorundayız. Başımız ağrır uğraşamam diye haberim yok, görmedim, bilmiyorum diyemeyiz. Vicdan duygusu çok önemli bir vasıftır insanda.

Yine ben kendi gözlerimle yakın bir arkadaşımın eşini başka bir kadınla el ele görmüştüm.

Günlerce kendimle arkadaşıma söyleyip söylememe konusunda mücadele ettim. Gerçekleri bilmesi onu çok üzecekti çünkü eşini seviyor ve böyle bir şey yapacağına ihtimal vermezdi. Ayrıca çalışmadığından eşine ihtiyacı vardı.

Ya bana, yalan söyleme eşimle aramı bozmaya mı çalışıyorsun? Derse ne olacaktı? Arkadaşımın gözünde yuvasını bozmaya çalışan biri olacaktım ve onu da kaybedecektim. Tabi ki söyleyemedim.

Doğruyu söylesen bir türlü, söylemesen başka türlü üstelik bazı gerçekler çok can yakar. Bende bir şey görmemiş, bilmiyormuş gibi davrandım.

Belki de kendisi de biliyor ama ayrılmayı göze alamadığından üç maymunu oynuyor.

Görmemiş, duymamış, bilmiyormuş gibi davranıyor olabilirdi ki ! Bir çok evlilikler bazı şeylerin hatırına böyle yürütülmeye çalışılıyor.

Bir çoğumuz aman bana ne kim ne yaparsa yapsın bana dokunmayan yılan bin yaşasın felsefesini güderken, bazılarımız da doğrucu Mahmut gibi ne biliyorsa, ne görüp, duymuşsa vereceği zararları hiç düşünmeden hemen yerine yetiştiriverir. Hoş böyleleri biraz dedi kodu seven tiplerdir. Ya da Can yakmayı çok seven. Sizin ruh halinizi, üzüldüğünüzü gördükçe içten içe keyiflenen tiplerdir.

Söyleyeceklerin gerçekte olsa başkalarına zarar verecekse bir yuvanın yıkılmasına sebep olacaksa eğer “görme, duyma, bilme, sus ve konuşma” diyorum artık!

Ama asla bir çocuğun , bir kadının, yaşlı yardıma muhtaç insanların yada hayvanların taciz , tecavüz ve şiddet görmesine seyirci kalamaz ve üç maymunu oynayamayız. Anında müdahale etmek zorundayız. Beni ilgilendirmez dersek eğer bu vicdanen insanlık ayıbımız olur.

Sevim AKTAŞ