Benimle Başlamadı ama Benimle Bitebilir!

Benimle Başlamadı ama Benimle Bitebilir!

1878
1
PAYLAŞ

Mark Wolynn’in “Seninle Başlamadı” kitabını satın alalı en az iki ay oluyordur. Kütüphanemde okunacak kitaplar rafında beklemeye bıraktım onu. Çünkü çok istememe rağmen bu kitabı okumaya korkuyordum. Gülmeyin, insan kitap okumaktan korkar mı demeyin lütfen. Korkuyormuş işte…

Tıpkı Sevgili Umut Kısa’nın atölye çalışmasına katılıp, çalışmaya başlamaktan korktuğum gibi…

Korktum çünkü;

Tüm o atalarım sürecinde yaşanmış olan ve benim bugün baş etmekte zorlanacağım şeyleri açığa çıkarmak fikri o kadar ürkütücü geliyordu ki anlatamam. Kısacası uyuyan yılanı uyandırmak çabası hiç mantıklı gelmiyordu. Aklıma mantıklı gelmiyor, kalbime korku salıyor ama ben ne hikmetse hem o çalışmalara defalarca katılıyor hem bu kitabı alıyor ama okumadan saklıyordum. Karmaşalar içindeki halimi fark etmişsinizdir…Bir şeyler beni geçmişime çekiyor ama ben kendimi sıkıca bağladığımı düşündüğüm ve beni emniyette tuttuğuna inanmayı seçtiğim bugünün zincirleriyle direniyordum.

Ama kitap peşimi bırakmadı. Ne zaman sosyal medyayı açsam ilgili bir yazı ile ya da hangi kitapçıya girsem tam gözümün önünde belirip durdu. O kadar ki bana kitaptan bahseden insanlar sardı etrafımı. Sonunda bunun bir işaret olduğuna ve kaçmaktan vazgeçmem gerektiğine karar verdim. İki gün önce havuz keyfi yaparken okuyayım diye yanıma aldım.

Soluksuz akmaya başladı kitap. Ne havuz ne de etrafta çığlıklar atarak koşan çocukların farkına vardım. Öyle içinde çekti ki, yanıma gelen anne;

“Kusura bakmayın. Çocuklar çok gürültü ediyorlar. Sizi rahatsız ettik sanırım.” dediğinde neden bahsettiğini anlamakta zorlandım. Duymamıştım bile. O kadar kaptırmışım kendimi.

Çocuklar gitti, havuz boşaldı, güneş batmaya başladı. Ta ki Ebeveynlerin Reddedilişi ile ilgili bölümde şu satırları okuyana kadar hiçbirinin farkına varmadım.

“Anneniz geçmişini açıkça ifade edemeyebilir ve siz bunu açıkça bilemeyebilirsiniz. Böyle bile olsa, annenizle ilişkinizi iyileştirmek kendinizi içinizde daha tam ve bütün hissetmenize yardımcı olacaktır. Bir şey olduğu kesindir. Sizin bilmeniz gereken tek şey budur.”

Vurdu, zincirlerimi kopardı, aldı savurdu beni cümleler. Daha hiç önce hiç öyle düşünmediğim bir iç görü geldi oturdu kalbime. Kapattım kitabı. Boş havuzun sessizliğinin farkına vardım aynı anda. İstemsiz bir şekilde gözlerim kapandı ve bir vizyon canlandı sahnede.

Annem her zamanki koltuğunda oturuyor. Kalbim ona duyduğum şefkatle dolup taşar bir halde yanına gidiyorum. Önüne diz çöküp, ellerini ellerimin arasına alıyor ve diyorum ki;

“Anlıyorum anne, seni anlıyorum.”

Her zaman bir kaya gibi sağlam ve sert duran annemin, o dimdik vücudu, her zaman kendini sıkmaktan katılaşmış bedeni sarsılarak açılıyor. Çözülüyor, sanki uzun zamandır kan-can gitmeyen pek çok organına hayat doluyor. Ben şefkat akan ellerimle onu tutmaya devam ediyorum. Ağlamaya başlıyor ki bunu hiç yapmaz. Aynı anda bende ağlıyorum. Ayağa kaldırıp sarılıyorum. Tuhaf bir şekilde bedenlerimiz birleşiyor ve tekrar ayrılıyoruz. Sanki kopuk hücrelerimiz eşleşiyor, tamlanıyor ve tekrar ait olduğu bedene dönüyor.

Gözlerimi ne kadar sonra açtım bilmiyorum. İki gün geçti ama hala içimde kopan bir duygusal tufan var farkındayım. Okumaya devam etmiyorum çünkü bu süreç tamamlandığında devam edeceğimi biliyorum.

Bugüne kadar annem için pek çok şey hissettim. Kızgınlık, saygı, korku, dışlama, reddetme vs…O gün ilk defa ona karşı şefkat hissettim. Hayatımda ilk kez.

Pek çoğumuz gibi bende yaşamımın sorunları için anne-babamı, yetiştirilme tarzımı ve çocukluğumu sebep olarak görüp, onun gerisine gitmeyi hiç ama hiç düşünmeyerek yaşadım. İşte Seninle Başlamadı bende bu derin iç görüyü ve hissi ortaya çıkardı.

“Benim yaşamımın sorunlarının sebebi onlar olabilir ama onların öyle insanlar olmasının sebebi atalarım. Büyük annem, dedem, onların anne-babaları gibi devam eden ve birbirini izleyen-etkileyen pek çok duygu ve yaşam deneyimi sebebi ile BİZ böyleyiz.”

Yazarken bana da farklı geldi ama dikkat edin BİZ diyorum. Oysa BEN en çok kullandığım kelimelerden biriydi. Kimseyle Biz olarak algılamaya niyetim ve isteğim yoktu. Oysa şimdi annemle BİZ olduk. Ve elbette atalarımızın hepsiyle…

Okumaya devam edeceğim ama şimdilik bu deneyimin hayatımda etkilerine ve beynimin gizli kıvrımlarında yaratacağı sihire birkaç gün daha izin vermek istiyorum. Yalnız şunu paylaşmadan edemeyeceğim;

On sekiz yaşında bir kızım var. Kızımı hep mesafeli ve yakınlık kurmaktan hoşlanmayan bir çocuk olarak tanıdım, tanımladım. Dokunulmaktan hoşlanmaz, sarılmayı hiç sevmez. O gün havuzdan eve çıktım. Kapıyı kızım açtı ve öyle bir sarıldı ki inanamazsınız. Sıkı sıkı, sanki hücrelerimiz karışsın ister gibi. Birkaç gündür aynen devam ediyor ve tuhaf bir şekilde gözleri parlıyor benimle konuşurken. Mesafeli ve soğuk görünümlü kızım daha bir canlı ve daha bir sıcak davranıyor bana.

BUNU BENİMLE BAŞLAMAYAN HAYATIMIN BENİMLE DEĞİŞMEYE BAŞLADIĞINA YORABİLİR MİYİM SİZCE?

1 YORUM

  1. Bence Yorumlanabilir… Zincir bir yerde kopmalı belki de bu kopuş anlamak ve affetmekle başlıyor kimbilir! Benim de uzun zamandır okumak isteyip okuyamadığım bir kitap, bu vesileyle ilk fırsatta okuyacağım.

BİR CEVAP BIRAK