“Ben biraz geç kalacağım..”

“Ben biraz geç kalacağım..”

409
0
PAYLAŞ

Böyle başlar genelde:

”Ben biraz geç kalacağım.”

Önce “birkaç saat” belki.

Sonra birkaç saat daha.

Böyle başlar…. “Biraz geç kalarak”..

Sonra “biraz daha”..

İki insan, sessiz sedasız ayrı düşer günden güne.. birbirine “geç” kala kala.

Başlarda önemsiz gibi görünür bu geç kalışlar.

Belki bir süre için, samimiyetle, öyledir de.

Ama ya sonra..

Rutini bozan geç kalışlar.. daha önce olmayan.. pek tekrarlanmayan..

..ardından………

Böyle başlar.. ve devam eder, evin duvarlarını yiyip bitiren su gibi..

Giderek yayılan, nefes almayı zorlaştıran rutubet gibi, ufaktan ufaktan başlar.

Başta 2 kişiyken; böyle böyle yalnızlaşır, “birbirine geç kalan” insanlar.

..ve devam eder; birinden biri nihayet öne çıkıp da, “artık çok geç” diyene kadar.

“Kalbim seninle atmıyor artık” diyemeyiz.

“Sana da kıyamıyorum ama.. boğuldum ben” diyemeyiz.

“Konuşamıyoruz da artık.. paylaşamıyoruz da..” diyemeyiz.

“Sana dokunmak bana heyecan vermiyor” diyemeyiz.

Onu inciteceğimize, “kendimizi” incitiriz.

Yalanlar, yalanlar..

Başta masum……. sonra……….

“Arkadaşlar şeye davet ettiler” deriz.

“Bu proje çok önemli, yeni aldığım iş yüzünden yoğun olacağım bir süre” deriz.

“Bizim tarafa gelen yolun trafiği mi arttı ne” deriz.

“Yürüyüş iyi geliyor, ben bunu artık her akşam yapacağım” deriz.

Ofisin ışıklarını kapatan biz oluruz artık.. ofisten son çıkan.. ofise ilk giren hatta.

“Geç kalmışsak” eğer bi’ kere..

Geç kalmışlığımızı ve/veya açlığımızı biri ya da bir şey fark ettirdiyse..

“Ben biraz geç kalacağım”..

……….

(Birileri çıkıp “erken gel” demedikçe….. ben böylesi makaleleri daha çoook yazacağım)