Başkalarından Edindiğiniz Korkular

Başkalarından Edindiğiniz Korkular

22
0
PAYLAŞ

Öğrenilmiş korkular beyninize entegre değildir. Aslında, başkaları, özellikle de ebeveynleriniz tarafından size yansıtılırlar. Bunlar, çevrenize yansıdığını gördüğünüz ve bir şekilde üzerinize işlenen kaygılardır.

Diğer canlı organizmalar gibi insanlar da çevrelerinden öğrenmek ve hayatta kalmak için “tasarlanmıştır”. Örneğin, babanız köpeklerden korkuyorsa, kendinizi bu hayvanlardan korumanız gerekebileceğini erken öğreneceksiniz.

Psikolog John B. Watson, tüm korkuların doğuştan gelmediğini, öğrenildiğini iddia etti. Bazı uzmanlar aynı fikirde değil. Yine de, yetişkinliğe ulaştığımızda dünyaya geldiğimizden çok daha fazla korkuya sahip olduğumuz açık. Ayrıca, korkulardan bahsettiğimizde sadece örümcekler, yükseklikler, fareler veya palyaçolar gibi şeyleri kastetmiyoruz.

Aslında, korkularınızın çoğu görünmez kavramlar tarafından tanımlanır. Örneğin, başarısız olma, sevilmeme, terk edilme, başkalarını başarısızlığa uğratma gibi şeylerden korkarız. Bu korkuların çoğunu çevrenizdekilerle olan ilişkileriniz yoluyla öğrenirsiniz.

Öğrenilmiş korkular nelerdir?

Korkularınızın çoğunu ortadan kaldırabilirseniz, aslında çok daha iyi olacak. Bunun nedeni, beyninizi çocukluğunuzdan beri potansiyelinizi sınırlayan şüpheler ve güvensizliklerle zehirlemeleridir.

Bu neden oluyor? Bu öğrenilmiş korkular evrimin bir sonucudur. Bir ortama uyum sağlamak için, size karanlık yerlerden kaçınmanızı veya yırtıcılardan kaçmanızı söyleyen içgüdülere yanıt vermek yeterli değildir. Aslında, günlük hayatınıza devam edebilmenizi sağlayan yeni bilgi ve verileri sürekli olarak entegre etmeniz gerekir.

Sorun, öğrenilmiş korkularınızın çoğunun ne yararlı ne de pratik olmamasıdır. Bunun nedeni, irrasyonel bir süreçten kaynaklanmalarıdır. Mesela yukarıda anlattığımız köpek korkusu. Bu, bilişsel ve sosyal olarak öğrenilmiş korkuların, korku koşullandırmasının filogenetik mekanizmalarını nasıl etkilediğini gösterir.

Bağlanma figürlerinin tutum ve davranışları

Ebeveynler çocuklarına bir şeyin tehlikeli olduğunu ve ona dokunmamaları gerektiğini söyleyebilir. Bebekler dili anlamasalar da ifadeleri, tutumları ve davranışlarıyla anne babalarının korkularını emerler.

Bağlanma figürlerinizin davranışları, güvenliğiniz, esenliğiniz ve güveniniz için temel ve gereklidir. Ama aynı zamanda korku ve endişeyi de iletebilirler. Bu, küçük çocukların akrabalarının tepkilerini gördüklerinde belirli seslerden veya görüntülerden korktukları silahlı çatışma durumlarında kanıtlanabilir.

Ayrıca, küçük çocuklar sözel olmayan dilde uzmandır. Örneğin annelerinin kuşlardan korktuğunu görürlerse kuşların tehlikeli olduğunu öğrenirler.

Başkalarının korktuğu şeylerden korkmayı öğrenmek beynin repertuarının bir parçasıdır

Bu öğrenilmiş korkuların, çocukken korkularınızı rasyonelleştiremediğiniz için ortaya çıktığını düşünebilirsiniz. Bu temelde, yetişkinliğe ulaştığınızda, bu korkuların çoğunun ne mantıklı ne de pratik olmadığını anlayacağınızı düşünürdünüz.

Ancak, bu her zaman kolay değildir. Kendinizi bu korkulardan kurtarmak, sırt çantanızı çıkarmaya benzemez. Columbia Üniversitesi, öğrenilmiş korkuların beyninizin repertuarının bir parçası haline geldiğini öne süren araştırmalar yaptı. Başka bir deyişle, öğrenilmiş korkular sosyal öğrenmenizin bir parçasıdır ve siz onları gerçekleştirmeye programlanmışsınızdır.

Amigdala, medial prefrontal korteks ve superior temporal sulkus gibi beynin alanları, korkunun sosyal bilişi ile ilişkilidir. Bu nedenle, bu öğrenilmiş korkuların gölgesini ortadan kaldırmak isteseniz de, bu mantıksız korkular sinirsel temellerinize enjekte edildiğinden, hızlı bir şekilde yapabileceğiniz bir şey değildir.

Kendinizi öğrenilmiş korkulardan nasıl kurtarırsınız?

Korkmak normaldir. Ne de olsa korku hayatta kalmamızı garantilemiştir. Bununla birlikte, bu korkuların çoğu mantıksızdır. Hatta hayatınızı ele geçirip hükmedebilirler.

Bu öğrenilmiş korkuları nasıl yönetebilirsiniz? Giderek daha güçlü hale gelen bir şeyle uğraşırken, sadece “cesur olmaya” çalışmak yeterli değildir. Bu korkuları rasyonelleştirmeye veya üstesinden gelmeye çalışabilirsiniz.

Bunları zihninizden filtrelemeniz ve başkalarından öğrendiğinizi anlamanız gerekir. Ardından, tehdit edici uyaranlara yaklaşmanız gerekir. Bu adım için bu alanda bir uzman tarafından yönlendirilmeniz gerekebilir. Ancak o zaman kendinizi korkuların hapishanesinden kurtarabileceksiniz.

Kaynak: aklınızıkeşfedin