BAŞARMANIN YOLU İNANMAKTIR

BAŞARMANIN YOLU İNANMAKTIR

137
0
PAYLAŞ

Her zaman önemini vurguladığım şey; vizyon ve misyon sahibi olmak çok önemlidir. İstediğimiz her şeyde başarılı olabiliriz. Bu potansiyel içimizde var.

Başarılı olmak istediğin şeyi ya da konuyu kendine hedef haline getirmelisin. İstediğim şey zaten hedefim diyebilirsin. Peki, gerçekten istiyor musun? Kendine inanıyor musun? İnanmadığımız şey hedefimiz olabilir mi ya da inandığımız bir şeyde başarısız olabilir miyiz?

Uzun bir süre lisanslı okçulukla uğraştım ve antrenörümün söylediği söz ilk günkü gibi aklımda: “Son ok atılmadan hiçbir şey belli olmaz.” Bu sözün açıklaması şu: İyi giden bir şeyi son anda kaybedebilir ya da kötü giden bir şeyi son anda kazanabilirsin. Her şey son okta belli olur. Hayat da böyledir. Hedefimize giderken son anda karşımıza her şey çıkabilir.

İnanmak ve olumlama yapmak aslında hayatla işbirliği yapmaktır.
Evrene nasıl enerji gönderirsen onun karşılığını alacaksın. “Başarılı olmak istiyorum ama” ile başladığın her cümlen kaybetmek için hazırladığın zemindir.

Hedefleri ve istediğimiz şeyleri bazen çok büyütürüz. Bu iyi gibi gözükür ama aslında değildir, çünkü neyse odurlar. Hedeflerin ne kadar zor olursa olsun gözünde büyütme. Yollar ara, her bir yol engelle karşılaştığında sana çıkış kapısı olacak. Hedefe giden hiçbir yol çiçekli böcekli değildir. Ama hayatla işbirliği yaparsan, karşına alternatif şeyler çıkacaktır. Bunları görebilmen için her zaman pozitif ve yüksek bilinçte olmalısın.

Yüksek bilinç ne demek? Her şeyin farkında olmaktır. Farkındalık düzeyin ne kadar artarsa karşına çıkan fırsatları da o denli görebilirsin. Hayata küsmek yapacağın en son şey olsun. Çünkü o zaman gerçek kaybetme ile karşı karşıya kalırsın.

Başarmak istediğin şeyi ne kadar somutlaştırırsan, şansın o kadar artacaktır. Bunu bir kâğıda yazabilirsin. Adım adım neler yapacağını, nasıl ilerleyeceğini ve sonunda nereye varmak istiyorsun, işte tüm bunları tek tek yazabilirsin. Bununla ilgili metaforlar uygulayabilirsin, motivasyonlar özneldir. Kendi motivasyonunu kendin keşfetmelisin.

Kendimden örnek vermek istiyorum. İlkokul üçüncü sınıfta dedesini hiç görmeyen bir kız çocuğuydum ve psikiyatrist dedemi anlamak için psikoloji kitapları okumaya başlamıştım. Daha sonra psikoloji alanında kariyer yapmak istedim. Ancak puanlardan dolayı hedeflerimi küçülttüm, çünkü artık inancım yoktu. İlk bölümüm havacılık üzerineydi, tamamen farklı bir yol çizmeye başlamıştım. İş görüşmesinde dış görüntüm sebebiyle aşağılandım, hayatımın en kötü günüydü. O anda tamamen farklı bir yol çizmeye karar verdim. Bu benim yolum olacaktı ve hata yapsam bile bedeli sadece bana kesilecekti.

Eğitim hayatımda liseden itibaren yönlendirmeler yaşadım. Ve başkalarının hatalarının bedelini ödüyordum. Belki hata değil, bu onların doğrusuydu ama benim doğrum olamazdı. Daha sonra halkla ilişkiler ve tanıtım bölümüne kayıt oldum ve koçluk ile tanıştım. Şimdi düşünüyorum dahayat bana kötü bir şey yaşıyormuşum gibi göstermiş. Aslında hayatın bana sunacağı şey çok daha başka bir şeymiş. İlkokul üçüncü sınıf hayalim olan psikolojide devam etmem için hayat bana bir şans daha veriyormuş.

Şansları değerlendirmelisin. Hayat sana kötü şeyler yaşatabilir, asla pes etme! İnancın her zaman olsun, ilk inanacağın şey önce kendin. Daha sonra da hedefine inan. Başarılı olacaksın, ben sana inanıyorum.

Zeynep TÜRKOĞLU
Halkla İlişkiler ve Tanıtım
Yönetici Koçu