Azil – Hakan Günday

Azil – Hakan Günday

287
0
PAYLAŞ

Hakan Günday’ın, 2000 yılında yayımlanan ilk kitabı Kinyas ve Kayra’dan sonra edebiyat çevresinde sıkı bir hayran kitlesi oluştu.

Hakan Günday, her fırsatta yeraltı edebiyatı yapmadığını belirtme ihtiyacı hissetse de, yazarın Azil kitabı da, en az diğer kitapları kadar tedirgin edici özellikler ve sisteme karşı derin eleştiriler içeriyor. Ben kişisel olarak kitabına bayıldığımı söyleyebilirim. Neredeyse fantastik olarak adlandırabileceğim bir hikayeyi ilginç bir zihin anlatımıyla veriyor. Hakan Günday’ın dili akıcı ve ustalığını gösteriyor. 

Ön kapak üzerindeki “Deha ile delilik arasında seyreden bir hayat…” cümlesi ile okurun merakını cezbetmeyi başarmış. Kitabında sistem eleştirisini bu kez teknolojik gelişme üzerinden yapıyor. İnsanlığın yarattığı değerlerin teknoloji ile hızlı bir şekilde yitip gitmesini anlatan kitapta, özellikle toplum dışına itilen, toplum dışına itilmeyi isteyen ve yalnızlığı benimseyen bireyler konu alınıyor. Teknolojik gelişmelerin ışığında toplumda yer alan yozlaşmanın, bireyi nasıl yavaş yavaş zehirlediği Azil’de okuyucuya etkileyici bir biçimde sunuluyor.

Hakan Günday’ın ilk kitabının başarısı edebiyat severlerde, diğer kitapları okuduktan sonra hayal kırıklığına uğrama korkusu yaratmıştı. Ancak Azil’in kurgusu, ana karakterin psişik özelliklerinin yarattığı masalsı anlatımı, içinde yaşadığımız topluma olan eleştirisi, yalnızlaşmanın insandan götürdüklerinin korkusuzca anlatımı ve roman içerisinde yedirilmiş olan felsefi düşünceler, bu kitabın da Hakan Günday severler tarafından kucaklanmasını sağladı. Kitabın kısa sürede pek çok yeni baskı yapması da bu düşünceyi kanıtlar nitelikte.

Hakan Günday’ın Azil romanının okurlar tarafından çok beğenilmesinin bir diğer nedeni ise Türkçe’nin modernize edilerek kullanılmasından doğan üslup sadeliği olarak ön plana çıkıyor. Kitabın başlangıcı biraz ağır ilerlese de, ilk 50 sayfasından sonrası oldukça sürükleyici bir biçimde devam ediyor. İlk etapta dağınıkmış gibi görünen bazı unsurlar ise, sayfalar ilerledikçe olay örgüsü içerisinde birbirine bağlanıyor. Kitabın baş kahramanının din ve toplum üzerindeki sorgulamaları ve düşünceleri, okurun bu konuları daha önce bakmamış olduğu bir perspektiften ele almasına yardımcı oluyor. Azil, bittikten sonra okura kendi içinde sorgulayacağı birçok düşünce ve akıllarda kalan pek çok vurucu cümle bırakıyor.

Genellikle bu kadar çok satan yazarların popüler kültüre hitap etmesini beklenir ancak Hakan Günday sanırım Türkiye’nin hem kaliteli hem de çok satan edebiyatçılarından. Eserleri kesinlikle okunması gereken yazarlar grubumda yer vermeden edemeyeceğim. 

Acıyan Yerini Bul – Kılıç Arslantürk

Aslında Aşk! – Aslı Aydemir 

 

PAYLAŞ
Önceki makaleNasıl Irkçı Oluyoruz?
Sonraki makalePokemon Go!