AYRILIKLARA DAİR..

AYRILIKLARA DAİR..

1183
0
PAYLAŞ

“O gün” geldi mi?
Kemiğin derine, kalbin göğsüne dar geldi mi?
Neleeer neler ümit etmişken; yüreğinin sesini dinleyip her şeyi unutmuşken.. boşa çıktı mı elin?

Çılgının, umursamazın, dalgacının biri eninde sonunda aklını başına getirdi mi ?

Vurdu mu sancın uykusuzluğa, huysuzluğa, sabırsızlığa, nefes tıkanmalarına?

Yeterince yandı mı canın?

Yüz bininci kez tövbe ettin mi aşka, övgüler (!) yağdırmaya başladın mı “özgürlüğe”, “yalnızlığa”?

Bi’ kadeh de bu “şahane yeni hatana” içtin mi dün gece hattâ?

“Sana rağmen” ağladı mı gözlerin?

Sessizce atlatmayı beklerken bu kazayı; her düşündüğünde farkında olmadan geçti mi tırnaklarının koca koca izleri avuçlarına?

Adları, adımları karıştırmaya başladın mı?

Sövdün mü böylesine “yanılmanın”………. deli deli şeyler yapmak geldi mi aklına?

Ortalık “zengin diliyle hayal kurduranlarla” dolu sanıyordun değil mi?

Oysa aksine; “beş kuruşa hayal kırdıranlarla” dolu olduğunu gösterdi sana bi’ ke daha yaşam.

En sağlamından bi’ ders daha verdi.

Geriye, gözleri boşluğa dalıp dalıp giden bi’ kadın/bi’ adam kaldı.

Ee, nedir durum?

Hayatta mısın?

Ya da………. Boşver.. iki kadeh de “karşılıklı” atmak için akşama buluşalım mı?

 

YAŞADIĞIN Bİ’ ÖNCEKİ AŞKI DÜŞÜN. O DA BİTMİŞTİ ENİNDE SONUNDA.                                                    

Bu ilk değildi. Belki son da olmayacak ama önemli olan şu ki “ilk kez düşmüyorsun”. Ve unutma; öyle veya böyle aşmıştın onu da. SEN aşmıştın. Bİ’ BAŞINA. Bunu da aşacaksın demek ki.

 

İLACI YOK BUNUN. ÇEKECEĞİZ BU ACIYI DA PAŞA PAŞA.                                                                      

Arabanda çalan şarkıları ruh haline göre seçmeye çalışacağın dönemdesin. Her film uymayacak kafana. Bi’ süre daha çok “çiftleri” seçecek gözlerin. Çünkü ruhun orada hâlâ. Kızma. Bak, ATIYOR demek ki..  YİNE ATACAK demek ki.. yaşıyorsun-hayattasın demek ki.. DERİN YARALAMIŞ AMA ÖLDÜREMEMİŞ demek ki.

 

YALNIZ KALMAK.. EN BÜYÜK DÜŞMANIN, YALNIZ KALMAK.                                                                                            

Öyle zamanlarda daha çok vuracak. Kurmaya başlayacaksın. Filmi ha bire geri saracaksın. Doluya koyacaksın, almayacak. Boşa koyacaksın, dolmayacak. Ne yapsan-ne etsen o büyük boşluk, o koca sessizlik son bulmayacak. NORMAL. 2’den 1’e düştün sen. Eksildin.. azaldın.. küçüldün.. Kimin kararı olursa olsun, kim sebep olursa olsun fark etmez. Dünyan yeniden şekilleniyor. Yarana dikiş attılar. Her ameliyatın ilk geceleri zor değil mi zaten? ACIYACAK tabii. Yüreğini söküp çıkardılar yerinden. SAKİN. Her şey yoluna girecek. Tıpkı, daha önceden girdiği gibi.

 

AĞLAMA NÖBETLERİ.. İÇİNE KAPANMA NÖBETLERİ.. ÖFKE NÖBETLERİ..                                                                

Kabullenemediğin her an, kafanda çözemediğin her an, elin telefona gittiği her an, yanında istediğin her an anlayacaksın ki hâlâ içinde bi’ yerlerde yaşıyor o kadın/adam. Kabullenmek ne kadar da zor değil mi? Bittiğini.. gittiğini kabullenmek. Haklısın, zor. Ne oluyorsa, aşkı “gül bahçesi” sanmamızdan oluyor mu zaten? Sen yaşat içindeki gülleri yine de. Bir gün birisinin kucağına kendiliğinden bırakıvereceksin. SÖZ VERİYORUM SANA. Olacak.. göreceksin.

 

ÇOOOK ÖZLEYECEKSİN.

’nlu anlar o kadar baskın olacak ki zihninde, sanki O’ndan öncesi yokmuş gibi hissedeceksin. Her şey, hayat O’nunla başlamış gibi.. Sanki konuşmayı, yürümeyi, sevmeyi, dokunmayı, gülmeyi.. her şeyi O’nunla öğrenmişsin de; kolunu-bacağını kaybetmişsin gibi hissedeceksin. O’ndan öncesinde nasıl biriydin? Nelere gülerdin? Nerelerde yürürdün? Nasıl severdin sen? O’na yüklediğin tüm mutluluklar, huzur, sevgi BİZZAT SEN MİYDİN yoksa? İnsan kendinde olmayanı hissedemez-hissettiremez ki.. EŞSİZ RUHUN; “O” diye tarif ettiğin kadının/adamın suretinde mi hayat buldu yoksa?

 

BİR YOLUN DAHA SONU.. BİR ÜMİDİN DAHA SONU..

Ne kadar uzağa gittiysen, o kadar uzaktan döneceksin. Ne kadar yukarı çıktıysan, o kadar yukarıdan düşeceksin. Ne kadar kendinden saydıysan, o kadar zor sıyrılacaksın. Ve bu yolculuk sırasında yasın da seninle birlikte yürüyecek. Sana her fırsatta kalbini hatırlatacak.. acıyan kalbini. NORMAL. Her şey seyrinde gidiyor. Yolculuk seyrinde gidiyor. Kendinden uzaklaşıp baksana: Bir kadın/bir adam boş vermiş her şeyi, hak ettiği sevginin-emeğin peşinden gidiyor 🙂

 

AYNAYA BAKSANA.. NASIL DA GÜZEL GÜLÜMSERDİN SEN..

Tabii ya.. Dişlerin ne güzeldi, güldüğünde gözlerinin içi gülerdi. Yüzün çevrene çiçekler serperdi. Gülümse.. Aynanın karşısına geç.. gülümse. Sana yakışan SEVMEK’ti. Dibine kadar sevdin, sonuna kadar verdin sen de. O’nun sarılmalarından daha sıcak, daha samimi, daha sıkı sarılsana kendine..

 

BUGÜN, DÜNDEN DAHA İYİSİN.. İTİRAF ET.

Öyle böyle geçecek sancı. İyileşecek yara. Unutulacak bu da. Eklenecek “eski aşklar” notlarına. Eskimeyecek belki ama yeni gelen ile tozlu raflara kalkacak bu deli dolu aşk da. İnanmıyorsan bak, “geçmiş aşklar” dosyana. Nelerle, ne sancılarla, ne bitişlerle, ne “son”larla dolu orası da.

 

HADİ GEL İÇELİM!

Düne.. bugüne.. gelmişine.. geçmişine.. güzeline.. çirkinine.. sevginin her haline.. sevgilinin her türlüsüne.. sana “yaşadığını” hissettirene.. yıkana ama öldüremeyene.. vurana ama deviremeyene.. hepsine içelim bu akşam. Şşükür dostlar var; yaslanacak bi’ omuz için.. kadeh tokuşturmak için.. sövmek için.. iyileşmek için.. Oooh, ne güzel be!

 

NEREDE KALMIŞTIK?

Bu esnada gözlerin beklenmedik bi’ anda, bi’ şekilde karşılaşırsa birisinin gözleriyle şaşırma. Sen unutsan bile, ruhun uyandıracak seni bu kötü rüyadan. Acılardan, O’nun yokluğundan, bu acımasız sonuçtan başka düşünecek şeyin olmadığını düşünürken hem de. Seni elinden tutup kaldıran o gözlere teşekkür et. Gerisini kendin, tek başına da yürüyebilirsin istersen. Eh, hep de yürümedin mi zaten 🙂