AŞK / Baylamyus Alfabesi

AŞK / Baylamyus Alfabesi

274
0
PAYLAŞ

Türkçe, Aşk kavramını anlamak için en şanslı dillerden birisi. Yeryüzündeki kırk binden fazla dilin hepsini biliyor olsam, daha iddialı bir cümle ile giriş yapabilirdim. Ancak bildiğim bir iki dil içerisinde en güçlü olanın Türkçe olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Bizim, dil avantajını kullanarak rahatlıkla birbirinden ayırabileceğimiz üç kavram var. Kişisel önem sırama göre aşk, şehvet ve sevgi. Birbirleriyle karıştırılmaya çok müsait bu kavramlar için dünyadaki pek çok dil, anlaşılmaz bir tembellikle tek bir kelime üretmiş. Özellikle, “Isıyla daralan Makaron” için bile kelime üretmiş olan Almanların bu anlamda tembellik yapmalarını anlayışla karşılamak mümkün değil. Oysa bu kavramları birbirinden o kadar kolay ayırabiliriz ki… Mesela her bir kavramın karşılığında bir uzvu işaret edilebiliriz.

Aşk, kalbin bir fonksiyonudur. Saçma bir pompa görevi olan bir uzva bu kadar anlam yüklenmesi başka türlü açıklanamaz. Sevgi ise beynin bir fonksiyonudur. Hesap kitap içeren bir alışveriş basitliğinde olan, faydacı bir yaklaşımdır. Bütün sevgi analizlerinde, “artı-eksi” ve “rağmen” gibi yoz boyutlar vardır. Aşkta “rağmen” olmaz, çünkü aşk “rağmen’e” konu olacak şeyi görmez bile. Şehvet kavramının çağrıştırdığı uzvu da sanırım hepimiz biliyoruz.

Terminolojik kirlenmeyi ukalalıkla sentezleyen aklı evvellerin çok fazla düşünmeden; anne sevgisi, vatan sevgisi, Yaradan sevgisi… gibi kavramları sıralayıp; sonra da bu iddialı önermeyi çürüttükleri sanrısına kapılacaklarını öngörmek hiç de zor değil. Bu Alfabenin karakteri skolastizm tuğlalarından örülmüştür ve karşıt fikirlere bir tuğla kadar şefkatlidir. Buna rağmen,“O sizin bahsettiğiniz belirtisiz tamlamalardaki sevgi sözcüklerini alıp aşk sözcüğü ile değiştirin bir zahmet. O zaman anlayacaksınız ki o şeylerin hepsi de aşktır aşk…” şeklinde tartışacak kadar düzeysiz bir Alfabe olmasına hiçbirimizin gönlü razı gelmez.

Aşk, Tanrısal yaratıcılığın eşleniğidir. Varlığa ve bu varlığın evrensel birliğine inanmayı mümkün kılan bir ruh katalizörüdür. Muhatabı bir kadınsa onu tanrısal bir kusursuzlukla algılamamıza yol açan emsalsiz bir iksirdir. Aşkın sahibi bir kadınsa ve bir erkeği Tanrısal kusursuzluğa taşıyorsa, iksirin son kullanma tarihinin geçtiğinden veya o bünyede alerji yaptığından şüphelenebiliriz. Doğurmayı başaran ve bilinen tüm estetik kurallarının imarı aşamasında ilham kaynağı olan kadının tanrısallığındaki keramet kendinden mütevellit iken, erkeğin misafirlere pipisini gösteren basitliği fazla hafif kalıyor. Yıllar içinde sadece “misafir” tanımının değiştiğini kabul etmek zorundayız.