Aşırı Mükemmelliyetçiliğin Sonu: Imposter Sendromu

Aşırı Mükemmelliyetçiliğin Sonu: Imposter Sendromu

195
0
PAYLAŞ

Sahtekarlık sendromu olarak bilinen psikolojik durum, yetenekli ve başarılı kişilerin kendini yetersiz ve yetersiz olduğu hissetmeleriyle ortaya çıkıyor. Mükemmeliyetçilik ve sahtekârlık sendromuyla beraber ortaya çıkıyor.

Mükemmeliyetçiler kendileri için aşırı yüksek hedefler koyarlar ve bir hedefe ulaşamadıkları zaman büyük bir şüphe içine düşerler ve endişelenirler. Bunu fark etseler de etmeseler de, bu grup aynı zamanda bir şeyi doğru yapmak istiyorlarsa, kendileri yapmak zorundaymış gibi hissederek kontrol düşkünü olabilir. Bunu deneyimleyen insanlar, ölçmek için kendilerini daha çok ve daha çok çalışmaya zorlarlar.

Imposter Sendromu’nun (Sahtekarlık Sendromu) belirtileri neler? 

Impostor sendromu ilk defa 1970’lerde psikolog Suzanne Imes ve Pauline Rose Clance tarafından ortaya çıkarıldı. Yüksek potansiyele sahip, başarılı kişiler bulundukları yere şans eseri geldiklerine inanırlar, kendilerinden şüphe ederler ve bir gün maskelerinin düşeceğini, herkesin gerçek yüzlerini göreceğine inanırlar.

Bunun stresi ve korkusu ile yaşarlar, kendilerini izole ederler, mesela sahneye çıkmazlar, soruları cevaplamazlar, topluluktan kaçarlar, hatta üst düzey yöneticilerle toplantıları varsa öncesinde ‘eyvah ne kadar bilgisiz/yetersiz olacağımı anlayacaklar’ diyerek endişe ederler. Önlerine çıkan fırsatları geri teperler. Impostor sendromu kişide stres, endişe ve depresyon yaratır, hatta başarılı bir kariyerin son bulmasına bile sebebiyet verir.

En çok kadınlarda görülüyor

Clance ve Imes bu sendromu tanımlarken sadece kadınlara özel olarak tanımlamışlar ama sonradan yapılan araştırmalar erkeklerde de bu sendromun var olduğunu gösteriyor. Amerikalı iki sosyolog Jessica Collet ve Jade Avelis, ‘neden birçok kadın akademisyenin vites küçültüp, yüksek statülerden daha az hırslı gerektiren pozisyonlara kaydıklarını’ araştırmak istedi. 460 doktora öğrencisini incelediler. Ve sorumlu olarak impostor sendromunu buldular.