Artık önyargıları bırakmanın zamanı gelmedi mi?

Artık önyargıları bırakmanın zamanı gelmedi mi?

303
0
PAYLAŞ

Tanıdığınız veya Tanımadığınız biri yanınıza yaklaşsa ve “Bundan sonra benim istediğim ve seçtiğim Hayatı yaşayacaksın “ dese ne düşünürsünüz?

Çoğunuzun “Yok artık daha neler !!” dediğinizi duyar gibiyim.

Aslında sahip olduğumuz önyargılar ile yaptığımız tam olarak da bu; Başkalarının seçtiği hayatı yaşamak.

TDK’nın önyargı tanımı şöyle;

Bir kimse veya bir şeyle ilgili olarak belirli şart, olay ve görüntülere dayanarak önceden edinilmiş olumlu veya olumsuz yargı, peşin yargı, peşin hüküm, peşin fikir olarak açıklanıyor.

Peki “olay ve görüntülere dayanarak” derken bize ait olanlardan mı bahsediyoruz, başkalarına ait olanlardan mı?

Acaba bazen “bir kimse veya bir şeyle ilgili” hiçbir kaydımız olmamasına rağmen, duyduğumuz tek bir cümleden dolayı peşin hükümlü mü oluyoruz?

Bu peşin yargı acaba içgüdüsel mi? yoksa dış güdüsel mi?

Şöyle bir durup düşünmenizi rica etsem, acaba nelere önyargılıyız.

Belki de her gün Evimize giderken daha kestirme olan bir yolu kullanmayı, sırf o yolda olan bir olay kaydından dolayı kullanmayarak her gün kendimize 10-15 dk kazandırmak istemiyor olabilir miyiz? Bazen bu bir yol, bazen bir şehir, bazen bir ülke bile olabilir

veya

Belki Yabancı dile karşı yetkinliğimiz olmadığına dair birinin söylediği (hatta şu anda adını bile hatırlamadığınız biri) “Sen yapamazsın” kaydından dolayı hiç başlamamış olabilir misiniz? Oysa bir veya daha fazla dil bilseniz şu anda Hayatınızın ne kadar farklı olabileceğini bilmenize rağmen.

Bu örnekleri sonsuz sayıda çeşitlendirebiliriz.

Thomas A. Harris’in “Ben OK”im Sen OK’sin ” kitabını okuyanlar anımsayacaktır, önyargının nasıl oluştuğunu, o kadar güzel açıklamış ki;

“Önyargı, erken çocuklukta güvenliği sağlayan ebeveynlerin birtakım konularda soru sorma kapısını kapattıklarında gelişmeye başlar. Küçük çocuk da ebeveynlerin azarlamalarının korkusundan o kapıyı açmaya cesaret edemez”

Kızım ilk ip atlamaya karar verdiğinde 7-8 denemeden sonra bana dönerek “Anne olmuyor, yapamıyorum” dedi. Ben de “Daha çok denemeden bilemezsin” diye cevapladım ve “Denemeye devam edersen yapabileceğini bileceksin” diye devam ettim. Belki 120. denemesiydi ve ben aşağıdan komşuların her an kapımızı çalacağını bekler vaziyetteyken, art arda 7 kez hiç takılmadan atladığında bana dönerek “Evet başardım, daha fazlasını da deneyerek yapabilirim” dedi. Yapıp yapamayacağına kendi karar verdi ve limitlerini kendine göre belirleyecek.

Peki ben ip atlayamayan bir Ebeveyn olsaydım ve ona “Ben yapamadım, sen de yapamazsın”deseydim, nur topu gibi bir önyargımız olacaktı. Ve sadece ip atlamaya karşı mı? Hayır benim yapamadığımı söylediğim her şeye karşı, zihninde ki kayıt “Annem yapamamış, Ben de yapamam”diye tekrar tekrar çalan bozuk bir plak olacaktı.

Peki Önyargılarınızdan kurtulmak ister misiniz?

Sezen Aksu’nun çok sevdiğim şarkılarından biridir “Ünzile”

Şöyle bir dörtlüğü var;

“Korkar durur gitmez
Köyün en son çitine
İnanır o sınırda
Dünyanın bittiğine”

Sizin zihin bahçenizin “çitleri” nerede?

Kendinizi özgür bırakmak ister misiniz?

Limitler, çitler, sınırlar olmadan, özgürce dilediğinizce düşünmek ve harekete geçmek ister misiniz?

Denemeden bilemezsiniz! Mesela danışanlarımızla çalışmalarımızda bize “Önyargılarımdan kurtulmak istiyorum” şeklinde ifade etmek yerine “Şunu yapmak istiyorum, ama bir şey beni engelliyor, bir türlü başlayamıyorum” diye dile getiriyorlar. Bu tabloda, danışanın önyargının temeline inebilmesi ve buna bağlı kayıtları güncelleyebilmesi için kendi farkındalığını ona geri yansıtıyoruz.

Thomas A. Harris, önyargıdan kurtuluşu şöyle açıklamış;

“Önyargıyı ortadan kaldırmanın tek yolu, ebeveynlerin görüşlerine katılmamanın artık tehlikeli bir durum oluşturmadığı gerçeğini göstermek ve elimizdeki Ebeveyn bilgilerini bugünün gerçekliğiyle güncellemektir.”

Bizden sonraki nesillerin, bizden daha ileride olması ve gelişmesi düşüncesi ben her zaman mutlu etmiştir. Bunun için öncelikle kendimizi özgür bırakmalıyız.

Limitlerinizi sadece kendinizin belirlediği özgür, önyargısız ve sadece kendinizin seçtiği hayatı yaşamanız dileğiyle…

Sevgiler,

 

BİR CEVAP BIRAK