Anne, Nerdesin?

Anne, Nerdesin?

63
0
PAYLAŞ

Geçen gün otobüsle şehir içi seyahat ediyorum. 45-50 yaş arası olduğunu düşündüğüm bir kadın aynı yaş grubunda başka bir kadınla sohbet ederken konuşmalarına kulak misafiri oldum ve şu cümleyi duymam beni bu yazıyı yazmam için kışkırttı: “Ben bütün torunları büyüttüm, en küçüğü üniversitede. Artık benim de kendi hayatıma bakma günlerim geldi. Canım ne isterse onu yapacağım. Torunlarda aklım kalmıyor, büyüdüler artık.”

Hanımefendi muhtemelen büyük bir sevgiyle ‘torunlarını’ büyütürken anne baba eş zamanlı çalışıyorlardı. Hayat zorluğundan/kariyer koşuşturmasından ya da başka meşguliyetlerinden, büyükanne torun bakmak zorunda kaldı. Buna karşılık, ben etrafımdaki bir kaç tane anneden şu sözleri de duydum: “Çocuğum doğduğundan beri çalışmak zorunda olduğum için onun büyüdüğünü göremedim, büyükannesi büyüttü. Bu yüzden de bebeğe hala hasretim, sanırım bu yüzden bir çocuk daha istiyorum “ ya da “Benim hiç vaktim yok ki, annem (ya da bakmakla sorumlu olan kişi) olmasaydı çocuğumu büyütmem imkansız gibiydi, ikinci çocuğa nasıl vakit bulayım?”

Peki o çocuğun anne-babasını akşamları iş dönüşünde yorgunken ve kısıtlı zaman geçirebildiği bir ilişki sizce o çocuğa yeter mi?

Uyumayı bile anne babasından ayrılmak olarak gören, o yüzden uykuya dahi direnen minikler sizce nasıl bir özlemle büyüyorlar dersiniz?

Günümüz şartlarında maalesef, “çalışmak zorunda”, “iş koşuşturması”, “zaman kaybetmemek” gibi kelimeler bizim için çok önemli hale geldi ve bu sebeple önceliklerimiz eskiye nazaran değişti. Bunların arasında bizzat kendim de varım, bu yazıyı yazmak dahi benim işimin bir parçası. Benim lafım “mecbur” olanlardan ziyade, “koşuşturmada kaybolmuş” insanlar için.

Çalışmayan anneler çalışanlara nazaran tabi daha fazla ilgilenme şansına sahipler fakat çalışmayan anneler bile bazen o kadar “bitmeyen işler var” yoğunluğu yaşıyorlar ki.

Ebeveynler çalışsın ya da çalışmasın çocukla geçirilen kaliteli zamanların değeri o kadar çok ki…

Çocuğun anne babasına ne kadar çok ihtiyaç duyduğu; bilimsel olarak da, gözlemlerimiz doğrultusunda da aşikar. “Annem emekli olsun da çocuk yapayım, Ben çocuk nasıl yapayım bakacak kimsem yok,” vb gibi cümleler keşke daha az duyulsa, hayat şartları keşke daha kolay olsa ama çocuklarımız için günümüzde bu yoğunluğa ayak uydurmak şart!

Onlar sizin çocuklarınız! Siz onların annesisiniz. Çocuğa bakacak olan kim olursa olsun, sorumluluğu alacak olan, büyütecek olan siz annelersiniz. Çocuklarınızın size ihtiyacı var. İşten yorgun dönmeniz, ev işlerinin bitmemesi, yoğunluğunuz, kötü bir gün geçirmeniz gibi sebeplerinizi onlar anlayamazlar. Her zaman sizin kucaklamanıza, güler yüzünüze, ilginize ihtiyaçları var. Neye ihtiyaçları varsa manevi olarak siz anne/baba olarak karşılamaya çalışın. Büyükanne, bakıcı gibi onunla ilgilenen yakınlarından daha fazlasına, sizlere ihtiyacı olduğunu unutmayın.

Onları sizin özleminizle büyümelerine izin vermeyin. Mecburiyetlerimizin çocuklarımızın önüne geçmediği, daha özverili büyütebileceğimiz ortamlar ve şartların olduğu dünyalarımızı yaratmamız biraz kendi elimizde sanırım. Onlar geleceğimiz, ve onların geleceklerini iyi hazırlamak için hepimizin çok uğraştığını kesinlikle biliyorum bu yüzden bu mecburiyetlere sahibiz belki de, fakat bunlar çocuğunuzu hayatta mutlu yapmaya yeter mi?

Siz istediğiniz her şeye dünyevi anlamda sahip olsaydınız mutluluğun doruğuna ulaşabilir miydiniz? Dualarımızda önce sağlık, huzur, mutluluk deriz çoğunlukla değil mi? O zaman çocuklarımızın da ruhsal sağlığını, huzur ve mutluklarını sağlamak öncelikli görevimiz değil mi? Emin olun çocuklarımız da büyüdüklerinde hayatın içine girdiğinde sizin düşündüğünüzün ötesinde dünyevi istekleri olacaktır. Onları da düşünüp tedarik etmeye kalkarsanız zaten çocuğunuzu hayata hazırlayamazsınız. Bırakın çocuğunuz kendi hayatını kendisi yaşasın, kendisi uğraşsın. Siz ona özgüvenli, mutlu, huzurlu, özlemsiz, cesur ve diğer manevi duygularını tamamlayabildiği bir çocukluk verirseniz çocuğunuz hayatta istediği her şeyi yapmaya cesareti ve güveni kendinde bulabilir ve büyük çoğunluğunu yapabilir.

Ebeveyn olarak yapmamız gereken en büyük şey SEVMEK, sevgiye doyurmak! Manevi duyguları tam yetişen mutlu çocuklar, zaten ‘yapamadıklarımız için’ biz ebeveynlerini suçlamayı aklından bile geçirmez.

Çocuklarımıza güzel gelecekler hazırlamak ve mutlu, sevgi dolu çocuklar yetiştirebilmek ümidiyle…

Sevgiyle kalın.
İlknur Yıldız

BİR CEVAP BIRAK