ALMA-VERME DENGESİ=YAŞAMIN DENGESİ

ALMA-VERME DENGESİ=YAŞAMIN DENGESİ

283
1
PAYLAŞ

Alma- veme dengesi en çok kadın-erkek ilişkilerinde karşımıza çıkar. Adeta tüm dünya bu ilişki üzerine kurulmuştur; almak ve vermek, yani akış. En basit örnek sevgidir. Sevgi bir akımdır, akıştır, akandır. Sevgi verir ve sevgi alırsınız. Değersizlik duygusu içinde olan kişi; kendini yok sayar,   odak noktasına diğerini koyar. Öncelikle Onu mutlu etmek, kendine hayran bırakmak, değer görebilmek  amacıyla daha yeterince tanımadan karşı tarafı memnun etmek için gereğinden fazla ilgi ve sevgi gösterir.(yani karşı tarafa verir de verir. )Elinde ne varsa cömertçe sunar, fedakarlıklar yapar. Bu esnada bilmeden diğerini kendine borçlandırıyordur. Ve her kredi veren gibi bir gün muhasebe sistemini çalıştırır. Bir süre verdikten sonra bir gün diğerinden bir şey ister/ bekler. Verdiğinin karşılığı olacak bir şey. Bir davranış, duygu  vs.

Peki bu durumda karşı taraf ne yapar? Şaşırır, korkar.

Sevgi, samimiyet, temas, güvenli iletişim gibi deneyimlere hiç ihtiyaç duymuyormuş ya da istediği ölçüde bunları erteleyebilirmiş gibi davranarak kendisini bastırır. Bu sefer bastırma vermek değil, vermemek için yapılmaktadır ama sonuç değişmez. Kendisine atılan adım ne olursa olsun bunu güvensiz görerek uzaklaşır ve samimiyetin oluşmaması için kalıcı duvarlar örer.

İki insan da kendisinin olduğu gibi kabul görmeyeceği, taleplerinin karşılanmayacağı, samimiyetinin istismar edileceği korkusuyla, ya bunu bertaraf etmek için çokça vermekte ya da komple iletişimden kaçınmaktadır. Peki nedir doğrusu?
Bireysel olarak olgunluğa eriştikten sonra ne yaşanıyorsa buna izin veren biziz. Alma verme dengemizdeki bozukluk, kendini değersiz hissetme, kendini sevmeme, yeterli görmeme, onaylanma, kabul görme, duygularını ifade edememe ve kaybetme korkuları yüzünden her bir anımız işkence içinde geçmekte ve otomatiğe bağlamış acı duygularıyla bizi hoyratça harcamakta…

Neyi aldınız, neyi verdiniz? Siz dengenin hangi tarafındasınız?

Yarın değil, bir saat sonra değil, az sonra değil, şimdi şu anda bu satırları okurken bu soruyu cevaplayıp sil baştan başlayın…

Nilüfer Gök Dişbudak

1 YORUM

  1. Çok doğru ,karşındaki kişiyi kazanabilmek güvenini ,sevgisini veya bizi onaylaması nı istiyorsak sırf onun gönlü olsun diye sıradan yasantimizda davranmadigimiz gibi başka bir maskeyle görünüyor sonrada gerçek kişiliğine dondugunde o kişi yüksekten yere çakılmış beklemediği o nakavt yumruğunu yemiş gibi sendeliyor.hayalleri umutları yıkılıyor. Burda aklıma :ya göründüğün gibi ol ya olduğun gibi görün sözünün doğruluğu geliyor akliman. İnsanları oldukları gibi kabul edin ve sizde karşınızdakini kazanmak için asla maske kullanmayın sizi seven her halinizle zaten sever.saygılarımla

BİR CEVAP BIRAK