ALDATMA MI SİHİRBAZLIK MI?

ALDATMA MI SİHİRBAZLIK MI?

48
0
PAYLAŞ

Aldatanları sihirbazlara, aldatılanları da seyircilere çok benzetmişimdir hep. Ne zaman sihirbazları seyretme fırsatı bulsam bana adeta bir ilişkide yaşanan aldatma döngüsünü adım adım çağrıştırırlar.

Sihirbazlık bir yanılsama sanatı bildiğiniz üzere; ya başkasını kandırdığınız ya da bazen kendi kendinizi kandırdığınız. İlişkimizde her şey yolunda gidiyor, kesinlikle ben hatalı taraf değilim, böyle sorunların her ilişkide olması normaldir… Hepimiz ne kadar yetenekliyiz sihirbazlık konusunda şimdiden görmeye başladığınıza eminim.

Gerçeğe bakış açımızı değiştirmemizle algımızın değişmesi prensibinden yola çıkıyor bu sanat dalı. Bu gün çok güvenli, rahat ve huzurlu ilişkimizde birkaç dinamik değişince ilişkiye bakış açımız değişir ve bize eskisi kadar mutlu, tatmin, sevgi dolu gelmez yaşananlar.

Odaklanmakta zorlanmak çok doğal. Hayat bazen çok gürültülü ve kalabalık olabiliyor. Tüm bu karmaşanın arasında senin için önemli olana odaklanmaya çabalarsın. Önemli olanların mutluluğu ve rahatı için daha çok çalışır, daha çok kazanmaya çabalar derken bir bakarsın ki bu çabayı neden gösterdiğini bile unutacak kadar uzaklaşmışsın en önemlilerin gözünün önünde durduğunu fark edemeden yeni maskelerin sayesinde.

Ve başlar kaçış planının hazırlıkları. Kaçış hayali bizim her gün ki hayatımızdan, günlük rutinlerimizden, sıkıcı işimizden, bunaltan ilişkimizden uzaklaşma sözü verir sanki bize. İşte tam da bu nedenle çok çekicidir, çünkü sürprizlere açızdır adeta. Bilmediğimiz şey ise bir sonraki adımda ya da gelecekte ne olacağı ki bu da bizi tam anlamıyla canlı hissettiren faktördür aslında.

Geleceği bilmiyoruz ve bu heyecan uyandırıcı. Bir taraftan falcıları da seviyoruz. Kim savaşa gitmeden önce yıldızlara sormak istemez ki… Ama falcıya sorduklarımız aslında gelecekle ilgili değildir, şuan ile ilgilidir. Kaçmak istediğimiz nedir, bizim sürprizlere aç halde olmamızın altında ne yatıyor, gelecekten şu anın bize veremediği neyi bekliyoruz?

Bu durdurulamayan sürpriz isteği ve geleceğin bilinmezliğine beslenen yüksek umutlar sayesinde bir bakarız hepimiz aynı durumlarla karşı karşıya kaldığımızda kendimizi sihirbaz olmak ister halde buluruz. Ancak sihirbazlık öğrenmek sürekli tekrar ister, günler, aylar hatta bir ömür süren tekrarlar. Bir nevi takıntı hali bile diyebilirsiniz. Eğer dikkatli olmazsanız bir bakmışsınız buna ayırdığınız zamanda kaybettiklerinizi gidene kadar fark edememişsiniz…

Seyircilerin amacı ise sizi kandırmak ya da oyalamak değildir. Tıpkı ilişkideki aldatılan taraf gibi onun tek amacı şüphesini giderecek gerçeği bulmak, ortaya çıkarmak ve sizi ifşa etmektir. Her hareketinizi dikkatle izleyip neyi nasıl yaptığınızı anlamaya çalışır. Adım adım takip ederek bir sonraki hamlenizi tahmin etmeye kalkışır. Ve genelde de yanılırlar…

Ancak sihirbazlar arasında meşhur bir söylem vardır; “sihirbazlar boş bir kasayı korur.” Ki doğrudur da, çünkü kasadaki tek şey sihirdir ve herkesin bildiği gibi sihir gerçek değildir. Gerçek dünyada ise kasanın içinde ne olduğu önemlidir. Bazen bir hazine, bazen ise sırlarınız içindedir.

Ama her sihirbazın hayatında perde kapanmadan önceki müzik ile yüzleştiği o an vardır. O müzik perdenin kapanacağının ve gösterinin bittiğinin habercisidir. Perde kapanır ve gerçeklerin olduğu hayata geri dönersiniz.

Ceren Yılmaz

BİR CEVAP BIRAK