AKLIMI SEVEYİM AKLIMI

AKLIMI SEVEYİM AKLIMI

166
0
PAYLAŞ

Bugün birçok kişisel gelişim eğitimlerinde hedefleri konusunda başarılı olmuş kişilerin hikâyesinden bahsedilir. Motivasyon konuşmacılarının birçoğu aslında hikâye anlatıcılığı üzerine gelişmiş kişiler olarak vermek istedikleri mesajlar için biyografilerden beslenirler. Ama ben çok sık paylaşılmayan sadece meraklıların bildiği bir kişiden bahsedeceğim. ABD’de de çelik sektöründe şirket kuran ve kısa sürede tekelleşen Andrew Carnegie.

İskoçya’da başlayan hayat hikâyesi Amerika’ya kadar uzanmıştır. Ailesi sanayi devrimi döneminde işlerini kaybetmesi üzerine Amerika’ya göç etmiş ve baba mesleği olan dokuma işinde çalışmaya başlamıştır. Çok küçük yaşlarda iş hayatına başlayan Andrew uzun süre demiryolları şirketinde çalışarak birikimlerini hep bu sektörde tahvil alım-satımı yaparak yükseltmiştir. Ailesinin işini kaybettiği dönemin etkisi olabilir mi bilinmez ama İngiltere’deki yükselen çelik sektörünü de takip eden Andrew, Amerika’da bu sektörde girişimde bulunarak, var olan çelik üretimini on kat yükseltmiştir. Tabi ki bu çalışmaların sonucunda İngiltere’de ki çelik üreticilerinin bile önüne geçerek dünyada sektörün tekeli haline gelmiştir.

“Fazla zeki ve çalışkan değildi, fakat kendisinden zeki ve çalışkan insanları çalıştırmasını bilirdi.’’

Bu söz Nüvit Osmay’ın İnsan Mühendisi kitabında Andrew Carnegie için geçiyor.

Günümüz iş dünyasının hikayelerinde genellikle üst düzey yöneticilerin başarı ve gelişim sürecinden bahsedilmektedir. Kişisel gelişimin kurumların dönüşmesi ve gelişim yolculuğunda yeri oldukça önemlidir. Bireysel başarıların katkısı ile oluşan kurum başarılarının örneği oldukça fazladır. Ancak burada bakmamız gereken verimdir.

“Zor işleri yapmak için her zaman tembel kişileri seçerim. Çünkü onlar işi yapmanın kolay bir yolunu bulurlar.”  Bill  Gates

Takım Koçluğu çalışmalarını yürüttüğüm bu sıralarda farklı beklentiler ile karşılaşıyorum. Mevcut çalışan bir takımda değişiklik isteyen bürolar, çalışmalarda özellikle işaret ettiği çalışan ile ilgili sonuç alınmasını beklemektedir. Tabi önce takım koçluğu uygulamalarının ne olup olmadığını yeniden anlatarak nelerin çalışmamızı kapsadığını aktarıyorum. Ama üzerinde durdukları profilin nedenine bakmadan da edemedim. Mektubu okumak o kadar da zor olmadı. ‘Bilinçli, akıllı, uyanık’ gibi yorumlanacak bir çalışandan bahsediliyordu.

Sahibi olduğunuz iş yerlerindeki verimi merak ediyorsanız çalışanlarınızın bireysel verimlerine göz atmalısınız. Belki bugün yaptığınız işte uzman, profesyonel ve hatırı sayılır projelerde imzanız vardır. Bu konuda kendinizi ara ara ödüllendirebilirsiniz. Ancak çalışanların sorunlarını anlamayan, onların etkili çalışıp, hedeflere ulaşmasını sağlayamıyorsanız bu konuda farkındalıklara varılması gerekir. Bugün büyük şirketlerin hikâyelerine baktığımızda ( Google, Microsoft vb.) aradıkları çalışanlarını akıllı ve girişimciliği yüksek başvurulardan seçerken, lider ve yöneticilik  unvanları içinde akıllı çalışanları yönetecek kişileri seçmektedir. Gerçekte de bu çalışanlardan rahatsız olmak yerine, nasıl daha iyi performans alabilirim vizyonunu erişmek akılcıdır.

Akıllı, her konuda konuşabilen, problemlerle baş edebilen ve azimli bir çocuğunuz olduğunu düşünmenizi istiyorum. Böyle bir çocuk istemiyorum, başka bir çocuk olsun diye serzeniş eden kaç ebeveyn çıkar?

Çalışanlarınıza da kimi zaman ebeveyn-çocuk ilişkisinde ki gibi bakmanız, işinizi biraz daha kolaylaştıracaktır.

“Akıllı adam aklını kullanır. Daha daha akıllı adam başkalarının da aklını kullanır.”
Bernard Shaw

Sevgiler,

Ender ERMİŞ
Yönetici Koçu

BİR CEVAP BIRAK