AHHH ÖKKEŞ !

AHHH ÖKKEŞ !

196
0
PAYLAŞ

Hep çok sevmişimdir kitap okumayı. Gece lambasının ışığında kitap okuma maceram annem fark edene kadar devam etti. Yine de perdeyi aralayıp sokak lambasının ışığında sabaha kadar kitap okumaktan hiç vazgeçmedim. Cin Ali serisi bile, raflarda gördüğümde kocaman bir gülümsemeye sebep olur bende. Kitaplığımda yoktu hemen aldım serisini.

Neydi kitapları bu kadar çok sevdiren bilmiyorum, belki babamdı ya da eşyadan çok kitap olan bir evde büyümem. Okuduğum her kitapta yeni bir dünyanın içine girmek o maceranın içinde koşturmak.

Ökkeş serisini okuyanınız var mı bilmiyorum ama bende etkisi inanılmaz oldu. Ökkeş çamaşır yıkardı kitapta, ben sabun kokusunu kitabın sayfaları arasında duyardım. Hatta ne zaman gazlı bir içecek içsem hala gülümserim, ilk kez gazoz içen Ökkeş’in uçakta ikram edilen gazoz için tanımı “dilime batan binlerce iğne oldu” şeklindedir. Evet, bende ne zaman gazlı bir şey içsem dilime binlerce iğne batar Ökkeş gibi.

“Gündüz Feneri” diye bir kitap okumuştum, ayakkabı boyacılığı yapan bir çocuğun acıklı bir hikayesini, içim acıyarak, merhametli olmayı öğrendim belki biraz.

Far kettiniz mi bilmem ama hep çocukluğumda okuduğum kitaplar hala hayatımın içinde.

Neden mi bunları anlatıyorum; küçükken okuduğumuz   kitapların hayal gücümüzü, hayallerimizi ne kadar etkilediği ortada değil mi? Hala bir kasımpatı fotosu gördüğümde ya da başka bir çiçek kokusunu duymam ve içime çekmem o kokuyu, fotoğraf karesinden bile hissetmem. Sahanda yumurta düşünürken tereyağın kokusunu içime çekmem. (J)

Bana bu kadar güzel hayaller kurduran ve bu hayalleri hissetmemi sağlayan bütün çocukluk arkadaşlarıma teşekkür ederim bu arada en çok ta Ökkeş’e

Hayal etmek ne kadar önemli hayatımızda, hayal etmediğimiz bir şeye kavuşma ihtimalimiz ise kocaman bir soru işareti. Her şey çocukken başlıyor sanki,   hayal kuran çocuklar hayallerinin peşinde koşarken, hayal kurmayan çocuklar da ebeveynlerinin hayallerinin peşinde koşuyor ne istediğini bilmeden.

Koçluk eğitimleri sırasında çok şey öğrendim, öğrenmeye de devam ediyorum. Güzel olan tarafı hiç bitmeyecek bir yolculuk bu. Belli bir yaştan sonra yeni bir meslek öğrenmeye çalışmak ve bugün okula başlamış gibi aynı heyecanı duymak hep hayallerimin peşinden koşmakla alakalı galiba.

Sevgili anne babalar bırakın çocuklarınız hayal kursunlar, hayal kurarken hissetmeyi de öğrensinler.

Onlara teknolojinin anne babalık yapmasına izin vermeyin. kitap okumaları için sadece teşvik etmeyin, örnek olun! Top oynamak istiyorsa birlikte oynayın, ağaca çıkmak istiyorsa bırakın çıksın, bir iki ufak çizik kalır belki bedeninde, ama o ağaçta neler olduğunu asla bilemezsiniz. Ağaçta gökyüzüne ve hayallerine daha yakın olur belki. Doğayla iç içe olmaları için onlara fırsat verin, cesaretlendirin…

Bu liste uzaya kadar uzar gider eminim. Demem o ki çocuklarınızla birlikte hayal kurun, onunla birlikte hayallerinizin peşinden koşun.

Nilgün Çağlar
Profesyonel Koç

BİR CEVAP BIRAK