Afrikalı Leo – Amin Maalouf

Afrikalı Leo – Amin Maalouf

163
0
PAYLAŞ

Bu kitabı neden aldığımı hatırlamıyorum. Yıllar önceydi, biri mi tavsiye etmişti yoksa ismi mi dikkatimi çekmişti bilmiyorum. Fakat çok iyi hatırladığım ve unutamadığım bu romanı heyecanla, coşkuyla okuyup ara arada o devirlerde olsaydım hayatım nasıl olurdu diye düşünmekten kendimi alamadığımdır. Amin Maalouf’un okuduğum ilk kitabı ama son olmadı. Semerkant, Tanios Kayası, Doğu’nun Limanları gibi birçok kitabını okuma imkânım oldu. Amin Maalouf, özellikle tarihi romanları sevenlerin zevkle okuyacakları bir yazar.
Roman, gerçeklerden esinlenilerek oluşturulmuş. Zaten yazarın genelde yaptığı bu…

Amin Maalouf (ya da Emin Maluf), 25 Şubat 1949 Beyrut doğumlu, kitaplarını Fransızca yazan Lübnanlı bir yazardır. 1976’dan beri Fransa’da yaşamaktadır. Yazar 1993 yılında Goncourt Akademisi Edebiyat Ödülüne layık görülmüştür.

Amin Maalouf, kitaplarında genellikle doğuya ait öğeleri, doğuya ait gelenek ve görenekleri çok iyi işlemektedir. Birçok kitabında Osmanlı ve Türkiye üzerine yorumlara da rastlanmaktadır. Ayrıca kitaplarında doğu halklarının neden geri kalmış olduğu konusunda analizler ve tespitler yapmaktadır. Tabi bu analiz ve yorumların doğruluğu-yanlışlığı kişiden kişiye değişir.
Bana göre Amin Maalouf, doğu kökenli olmasına rağmen batılılaşmış; doğuyu ve doğu kültürünü (özellikle İslam kültürünü), yaşayan değil de yaşanmış bitmiş ve artık müze malzemesi haline gelmiş bir halde görmek istiyor ya da görüyor. Özellikle “Doğunun Limanları” adlı romanında bu durumu daha net görmekteyiz.
Amin Maalouf’un ilk romanı olan Afrikalı Leo 1986’da yayımlandığında Fransız-Arap dostluk ödülünü kazanmış. Kitabın kahramanı Afrikalı Leo zeki, başarılı, her gittiği yerde kendini kabul ettirmeyi beceren ve yazgısına rağmen ne yapıp edip hayattan zevk alıp mutluluğu bulabilen bir kişi olarak işlenmiş.
Kitap şöyle başlıyor:

“Ben, Hasan, tartıcıbaşı Muhammed’in oğlu, ben, Giovanni Leone de Medici; bir berberin sünnet ettiği, bir papanın vaftiz ettiği ben. Şimdi Afrika diye anılıyorum, ama Afrikalı değilim, Avrupalı da Arabistanlı da değilim. Bana Granadalı, Faslı, Zeyyatlı da derler ama ben hiçbir ülkeden, kentten ya da boydan değilim. Yolların oğluyum ben, ülkem kervan, yaşamımsa yolculukların en beklenmedik olanı.

Benim Arapça, Türkçe, Kastilya dili, Berberi dili, İbranice, Latince, sokak İtalyancası konuştuğumu duyacaksın; çünkü bütün diller ve bütün dualar benim dillerim, benim dualarım. Fakat ben hiçbirine ait değilim. Ben yalnızca Tanrı’ya ve dünyaya aidim; ve yakında bir gün yine onlara döneceğim.”
Kitaptan ilginç birkaç alıntı:

“Durumu görünce çarçabuk Tetuan’a bir gemi buldum. Birkaç ay Tetuan’da kaldıktan sonra büyük kızım ve damadımla Fas’a geldik. Damadım kuyumcu olan amcasıyla birlikte çalışmaya karar verdi. İkinci kızımla kocası, daha birçok yahudi gibi kurtarıcımız Büyük Türk’ün ülkesine gitti. Allah, büyük Türk’ün ömrünü uzun etsin.”
Annem onaylayarak:”Hepimiz bunun için dua ediyoruz” dedi. “Eğer Tanrı birgün ülkemizi bize geri verecekse araç olarak büyük Türk’ü kullanacaktır.””

“Zarvali, Fas’taki bütün Granadalıları küçük düşürdü. Rumiyya’nın kızı için bile olsa savaşmalıyız. Bir toplum en güçsüz bireyini yalnız bıraktığı anda dağılmaya başlar.”

Mehmet Yılmaz

Kitap Koala Sokak Hayvanlarına Destek Olmak İçin Kurulmuştur. Lütfen Ziyaret Ediniz!

Kaynak: KitapYorum

 

BİR CEVAP BIRAK