Affetmek mi asla!

Affetmek mi asla!

459
1
PAYLAŞ

Canınızın en yandığı anda,öfkeden delirmiş halde olduğunuz zamanda,karşınızdakini deli gibi suçlarken,%100 haklı olduğunuz ama haksızlığa uğradığınız zamanda affetmek kolay mı?

Affet! Yazması kolay yaşaması zor olan…Neydi affetmek? Kendine yapılanları kabullenmek mi,sindirmek mi,yutmak mı,susmak mı?Eğer bunlardan birine bile evet dediysen affetmenin ne demek olduğunu bilmiyorsun demektir. Affetmek sandığın gibi haksız olduğunu kabullenmek demek değildir. Bütün yükü çekip suça ortak olmak da değildir.Söylenecek çok söz varken hepsini yutup hiçbir şey yokmuş gibi davranmak da değildir.Acının, sancının, öfkenin, çaresizliğin, yalnızlığın dibine vurmuşken, gözyaşlarına boğulmuşken her şeyi yok saymak da değildir.

Kolay mı öyle yazıldığı gibi, okunduğu gibi yaşanması? Değil elbette ama imkansız da değil. Önce dönüp sor bakalım kendine affetmek istiyor muyum diye? Sorunun büyük cevabı hayır olacaktır.Çünkü affetmeye hazır değilsin ve gerçekten ne demek olduğunu bilmiyorsun.Zaman ver kendine..Olayın dışına çıkıp baktın mı hiç? Dışarıdan izledin mi? Şimdi bütün savaş aletlerini ve sözlerini,suçlamaları usulca yere bırak..Ve seyret ve dinle…Gerçekten kızdığın kim? Seni aptal yerine koyduğu için ona mı kızgınsın yoksa aptal gibi davrandığın için kendine mi? Her affediş de bir suç bir de suçlu vardır. Öyle ya can acıtmak,can yakmak evrensel bir insanlık suçudur.Peki ya ortada suç yoksa? Ne suçlu kalır, ne ceza…

Her canın yandığında kendine daha çok yakınlaşmadın mı?

Eksiklerini,kusurlarını,zaaflarını görmedin mi?

Kendini,karşındakini daha yakından tanımadın mı?

Kendini korumayı öğrenmedin mi?

Daha iyisine layık olduğunu anlamadın mı?

Sevmek böyle bir şey değil demedin mi?

Neden bu benim başıma geldi diye hiç sormadın mı?

Sorgulamadın mı?

Gerçeği aramadın mı?

Belki senin doğruların ve gerçek farklıdır.Anlamadın mı?

Gerçekten canını acıtan ne? Kendi doğrularının yanlış çıkması mı? Gerçeklerin düşlediğin gibi olmaması mı?

‘Sen uzattığın eli tutmayan ele mi dargınsın,yoksa onu tutmayacak birine uzattığın için kendine mi kızgınsın?’ diye sorar Mevlana.

Affetmek kendini bulmak,kendini kabullenmektir. Görmek istediğine değil gerçeğe odaklanmaktır.Gerçek doğruyu bulmaktır. Sana kattıklarını,anlatmak istediklerini kabullenmektir. Hayatta tesadüf diye bir şey yoktur.O zaman sen bunu neden yaşadın? Kişilere,söylenenlere takılırsan gerçek doğruyu göremezsin.Canın deli gibi yandıktan sonra haklı olmanın kime ne faydası var? Asıl olan kendi hakkını kendine verebilmekte… Kendini affedebilmekte… Sen kendini affetmez, suçlar iken etrafında olanları nasıl affedeceksin? Sen kendini görmez, bilmez iken gerçeği nasıl göreceksin?

Kendine yapılan iyiliğin farkına varman ancak daha mutlu olduğunda ortaya çıkan bir durumdur. İşte o zaman iyi ki dersin,iyi ki terketmiş,iyi ki olmamış, verilmiş sadakam varmış. Sadaka umuttur, umudun hep olsun, yüz çevirme kendinden, doğru gerçeklerden…

Kimin doğrusunu yaşıyorsun?

Kimin gerçeğinde yalanı yaşıyorsun?

Doğru olan gerçeği bulmak için dön içine..

Dön yüzünü kalbine..

Bütün doğrular orada..

Affedilmeyi bekleyen bir sen var senden içeride…

‘Hayatımda bilinçli ya da bilinçsiz beni inciten herkesi affediyorum.’ yaz 40 gün 10 defa…
Canan COŞKUN SAYIN
25.12.2017 \ Pazartesi (23:49)

1 YORUM

BİR CEVAP BIRAK