Acıyan Yerini Bul

Acıyan Yerini Bul

159
0
PAYLAŞ
Her birimiz doğduğumuz günden başlayarak bazı aşamalardan geçeriz. Bazen öyle anlar olur ki, bizi değiştirip dönüştürür, bambaşka biri haline gelmemizi sağlar. Sadece olaylar değil bazen de elimizden geçen kitaplar bize yeni yaşamlar verir. Karakterlerle tanışır, onlarla arkadaş olur, beraberce ağlarız. Öyle bir dokunurlar ki acıyan yerlerimize, önce ellerimizden kayıp giden hayatı fark eder, bu farkındalığın acısını çeker,  sonra geri dönülemez bir şekilde kendimizi iyileştirmeye çalışırız.
Acıyan Yerini Bul bana ilk geldiğinde, okuyucusunu bir anda içine alan, kalbin merkezine dokunan ve çözümün etkileyici bir dille sunulduğu bir hikâye olduğunu hemen anlamıştım. Kitabı elimden bırakamamış, karakterlere bağlanmış, saygı duymuş, zaman zaman da öfkelenmiştim.
En dikkat çekici kısmı ise kendi mutsuzluğuna sürüklendiğini fark ettiğinde dahi, insanın gözlerinin önünden akıp giden süreci kolayca durduramamasıydı.
Kendimizi cezalandırarak ne yapmaya çalışıyorduk? Ya da neden istemediklerimize koşup, istediklerimizden anlamsızca kaçıyorduk.
Kılıç Arslantürk, ilk romanı Acıyan Yerini Bul ile hem bana hem de iş yaşamında ahlâklı ve mutlu bir şekilde ayakta kalmaya çalışan herkese bence çok önemli bir mesaj veriyor.
Bu kitap, sürdürülebilir şekilde nasıl mutlu olacağımıza, aşkın gerçekte kalplerde nasıl atması gerektiğine ve bir insanın kurban olmak yerine nasıl bir kahramana dönüşebileceğine dair sırlar içeriyor.
Bu kitabı okuduktan sonra, yaşamda bir eliniz hep kalbinizde kalacak. En sonunda belki de kendi hayatınızla ilgili bir karar vereceksiniz; Kendinize siyah ya da gri bir hayat mı biçeceksiniz, yoksa anlamını tüm hücrelerinizde hissedeceğiniz beyaz bir hayatı mı seçeceksiniz?
Unilever, Levi’s, Starbucks, Harvey Nichols, Costa Coffee ve Komşufırın gibi lider şirketlerin üst düzey pozisyonlarında uzun yıllar çalışan Kılıç Arslantürk, yaşanmış deneyimlerden izler taşıyan Acıyan Yerini Bul ile iş dünyasını gittikçe daha fazla içine alan karanlığın yalnızca kazanmayı ve kazananları yücelten yerleşik değerler silsilesine kafa tutuyor, her kanaldan pompalanan güç ve para merkezli başarı değerlendirmelerini cesaretle sorguluyor, İnsan ruhunu yok eden 
bu kısır döngüden bir çıkış yolu arıyor. 
Siz de bir yerlerde maaş alarak çalışıyorsanız, bu kitapta kendi dününüzden ve yarınınızdan parçalar bulacaksınız. 
Ve belki de bunlar hiç hoşunuza gitmeyecek.
Sola Yayınları‘ndan çıkan bu kitabı mutlaka almanızı ve okumanızı tavsiye ederim. 

BİR CEVAP BIRAK