Açılın, Ben Yöneticiyim

Açılın, Ben Yöneticiyim

122
0
PAYLAŞ

Yaklaşık 10 yıl kadar önce bugünkü zenginliğimin başladığını nerden bilebilirdim ki? Her zaman oturmaktan keyif aldığım bir kafede kahvemi yudumlarken, 15-20 dk önce görüşmeden çıktığım kariyer merkezinin eğitim paketini düşünüyordum. Düşündüğüm aslında ne maliyet, ne zamandı. Bulunduğum noktada bana bir şeyler kazandırabilir mi?

Acaba maaşıma etkisi olur mu?

Kıdem almamı sağlar mı?

Ekibime fayda sağlayabilir miyim?

Gibi sorular ardı ardına sıralanıyordu zihnimde. Ama asıl sorulması gereken sorunun bunlar olmadığını anlamam çok geç olmamıştı. Temelde yatan duygu başkaydı.

Beni fark etmeleri için ne yapmam gerekiyor?

Birçok çalışan benzer soruları çoğu kez düşünür. Bugün sorumluluk altına girmeyi külfet görenlerin bile yetki devri yapıldığında en iyi işlere imzasını atanlar olduğunu görebilirsiniz. İster ücret, ister yükselme olsun hepsinin başlangıcında benliğin, varlığının bilinmesidir. Yani değer görebilmek.

O dönemlerde uzunca zaman çantamda Toyota Tarzı Yalın Liderlik kitabını taşımıştım. İsminden etkilenip almış, uzun süre de okumuştum. Çünkü o güne kadar öğrendiğim metodolojilerin dışında bir şeyler anlatıyordu. Böyle bir şey mümkün mü? Nasıl olabilir ki? Derken bir çok kaynak sonrasında sağlamasını yapmıştım.

Adapazarı fabrikasında kendi hatasından dolayı iş kazası yaşayan bir işçiyi bizzat Toyota’nın patronu (yöneticisi) ziyaret ediyor, sağlık durumunu kontrol ediyor ve doktorlara “Burada yatan ben olsam nasıl davranırsanız, bu kişiye de aynısını yapın” talimatını veriyor.

Şirket 2 taşıyıcı kolon üzerinde değerlenmiş.

İnsana saygı

Sürekli gelişim

Biraz garip gelebilir ama aslında bugün yöneticiler ile birlikte işletmelerinde benimsemesi gereken iki koca değer.

Öncelikle yöneticinin tanımını konuşmak gerekiyor. Yetkili, amir, sorumlu gibi kelimeler ile oluşan cümle kalıplarının dışında hedeflenenden bahsetmek daha doğru olabilir.

Bugüne kadar çalıştığım şirketlerde ve bu aralar yönetici koçluğu üzerine hizmet verdiğim firmalarda temel sorunun kaynakları etkin şekilde kullanmamak olduğunu gördüm. Beklenilen performansa ulaşabilmek için elindeki kaynakları etkin kullanmamak sonuçları önemli derecede etkilemektedir. Bu kaynakların en önemli bacağı ise ‘ insan ’ dolayısı ile çalışanlardır.

Başarı ve kazançlara çıkan yolda çalışanların varlığı oldukça önemlidir. Ancak sonuçlar her şekilde yönetici kimliğindedir. Amaca ulaşılıp, ulaşılamamasından sorumluluk yine bu taraftadır. Ekiplerinizin günlük çalışmalarından, verimliliğinden ve iyi-kötü olabilecek davranışlarının gözcüsü olmakla birlikte gerektiği zamanlarda müdahale edilmesi gerekiyor.

Çalışanlarınıza liderlik ederek, kaynaklarında etkin kullanılması başarı oranını yükseltecektir. Çalışanlarınıza yapılan yatırımın aslında yine işe (size) dönerek karşılık görmesi için farklı bir tutumun sergilenmesi gerekir. İstediğiniz gibi davranma ve konuşma özgürlüğünüzden feragat etmelisiniz.

İnsanların öncelikleri kendi hayatlarıdır normal olarak. İşletmelerde piyasada tutunmak ve büyümek için aynı önceliklere sahiptir. Bu konuda önceliğin işe döndürülmesini istemek doğru olmadığı gibi uzun vadede size kayıplar yaşatabilir. Kendileri istemedikçe, şirketlerin amaçları ve hedefleri için ekstra çaba beklememelisiniz. Gerekli teşvik ve doğru iletişimi sağlamadan, onların motive olması mümkün değildir. Birçok yöneticinin liderliğin önemi konusunda eksikliği bu paraleldeki gibidir. Lider olan yöneticiler, çalışanları motive etmek adına üretim yapmalıdır.

Çalışanlarınızın iş ve özel hayatında ihtiyaç duydukları gereksinimleri, sorunları, gelecek endişesi, maddi sorunları olabilir. Çalışanlarınız ile yanlış iletişim kurmanız, bu ihtiyaçların bile önüne geçer. Çalışanlarınıza adaletsiz ve duyarsız davranmanız karşısında benzer veya farklı davranış ile karşılaşabilir ve hedeflere ulaşma noktasında zorlanabilirsiniz.

Yöneticilik açılın ben buradayım demek yerine, siz neredesiniz ile ihtiyaç duyduğu can suyunu alacaktır.

Sevgiler,

Ender ERMİŞ
Yönetici Koçu

“Eğer heyecan üretemezseniz, pek fazla şey üretemezsiniz.”
John Willard Marriott

BİR CEVAP BIRAK