6-11 yaş çocuğu kitap okuma alışkanlığı kazandırmak için fikirler…

6-11 yaş çocuğu kitap okuma alışkanlığı kazandırmak için fikirler…

658
0
PAYLAŞ

Öncelikle, bu yazıda sadece bir öğrenci koçu olarak değil, bir anne olarak da deneyimlerimi paylaşmak istediğimi belirtmeliyim.

Çocuğum kitap okumayı sevmiyor, ne yapabilirim? Sorusu üzerine deneyim ve araştırmalarım sonucu edindiğim fikirlerimi sizlerle de paylaşmak istedim. Umarım faydası olur.

Bu yaş aralığında ki çocuklar da hayatlarının ileriki aşamalarında hayati önem taşıyan benlik algısı oturtma ya da kimlik geliştirme diyebileceğimiz bir dönemin temellerini inşa ederler. Bu yaş çocukları bir görevi tamamladıklarında ve başarılarının kabiliyet ve yeteneklerinden kaynaklandığı fikrine sahip olduklarında öz yeterlilik duygusu geliştirirler. İşte bu duygu kendini tanıma ve keşfetme yolculuğunun ilk basamağıdır.  Olumlu benlik algısı geliştirebilmiş bir birey; çevresi ile olumlu ilişkiler kurabilir. Kendinde var olarak fiziksel ya da duygusal özellikleri kabullenebilir. Öz güven problemi yaşamaz, kişisel olarak problem çözme sorunlarla baş etme noktasında yeterli konuma gelebilir. Kendisini doğru ifade etmeyi başarır, aynı zamanda şahsına karşı, rahatsız edilmeyeceği ifade şeklini karşı tarafa aktarabilir.

Çocuğa olumlu davranış kazandırmanın önemini sanırım yukarıdaki paragraf bir parça açıklıyor.  Konumuza dönecek olursak, kitap okumayı sevdirme ya da alışkanlık haline getirme meselesini bu bağlamada incelemeye çalışalım. Çocuk bu davranışı kendisini mutlu edecek ve özel hissettirecek bir yeterlilik fikri çerçevesinde kazanabilirse, bu onun kimlik gelişimi inşası adına önemli bir tuğla olarak yerini alacaktır.

Soruyu tekrarlamamız gerekirse; çocuğum kitap okumayı sevmiyor ne yapabilirim?

Burada anne babaların karşısına çıkan ilk soru genel olarak “Siz kitap okuyor musunuz?” Sorusu olur. Nihayetinde anne, baba çocuğun ilk rol modelidir. Daha dayanaklı konuşmak gerekirse, A. Bandura isimli bilim adamının “bobo” deneyini inceleyebiliriz. Bu deneyde olumsuz örnek üzerinden yapılan bir çalışmanın farklı yönleri değerlendirilebilir. Rol model konusunda hem fikir olduğumuzu varsayarak devam ediyorum.

Çocuğun kitapla nasıl ilk tanışma hikayesinin çok önemli olduğu kanaatindeyim. Zira ilk tanışmanın insanlar arasında ki ilişkilerdeki etkisini nazara alırsak, çocuğun kitap ile yaşayacağı iletişim şekli de farklı olmayacaktır. Kitap okul ödevlerine ek olarak yapılması zorunlu bir görev gibi çıkıyorsa karşısına, ona artı sorumluluk yükleyen keyifsiz bir uğraşı algısı verebilir.

Oysa kitap başarı olarak kendine katkı sağladığı, bu noktada yeteneklerini sergileyebildiği ve takdir duygusunu yaşatan bir imge olarak algılanırsa, çocuğun yeterlilik duygusunu besleyen bir gıdaya dönüşebilir. Bu durumda beynin haz mekanizması devreye girerek kitapla beraberliği, öğrenmeyi süreklilik ve keyif hali olarak kaydedecektir.

O zaman ilk aşamada çocuğun kitapla ilgili algısına bir bakış atmak gerekir. Var olan olumsuz kanaatin sebebi bulunarak izole edilmeye çalışılmalıdır.

Bu yaş çocukların yakın çevrelerinde genellikle kahraman olarak görülen, yani hayranlık duyulan bir kişi olabilir. Dayı, hala, amca, komşu gibi. Onlar ile işbirliği yapılarak bir kitapla tanışma ya da algı toparlama projesi planlanabilir. Farklı bir konsept de kitap hediye edilmesi gibi mesela. Düşünsenize 9 yaşındasınız eve sizin adınıza özel bir kargo gelmiş, hem de en sevdiğiniz kişiden. İçinde en sevdiğiniz karakterlere ait objeler ve de eğlenceli gözüken bir kitap var çikolatası da yanında. Çocuk olsanız ne yaparsınız. Ben söyleyeyim, seven sevdiğini mutlu etmek ister. Hediyenin yanına iliştirilmiş küçük bir not: “Canım bu kitabı görünce aklıma sen geldin, seveceğini düşündüm. Kitabın bittiğinde fikirlerini bir mektup aracılığı ile benimle paylaşırsan çok mutlu olurum.”

Sevilen etkinliklerin içerisine kitap serpiştirilebilir. Kitap okuma pikniği, balkonda kitap sefası gibi.

Sevdiği arkadaşlarını davet edeceği minik kitap okuma partileri düzenlenebilir. İçerik de 30 dk. Kitap okuma, oyun ve pasta olabilir.

Çocuklar için açılan kitap ve oyun evlerine gezintiler yapılıp, kitabın heyecanlı ve eğlenceli dünyası ile tanıştırılabilir. Bu tarz mekanlar büyük şehirlerin bir çoğunda açılmaya başladı, alternatif olarak alış veriş merkezlerinde bulunan kitap evlerinde bile bu tarz bölümler bulmak mümkün. Bu aşamada seçilen kitabın önemi devreye giriyor. Yaşa uygunluk, öğreticilik, akıcılık gibi. Bu konuda pek fikri olmayan aileler için İnternet de çocuk kitapları tavsiye eden bir çok bilinçlendirici site ve hesaplar var artık. Yeter ki elimizde ki imkanları doğru kullanmayı başarabilelim.

Yaşı uygun olan çocuk ile birlikte bir kütüphane üyeliği gerçekleştirilip, aktivite takvimine eklenebilir. Ben çocukken semtimizde ki bir kütüphaneye üye olmuştum. Kendi kendime gidip kitap okuyup, orada zaman geçirmek bana öyle keyifli ve büyülü geliyordu ki şuan yazarken heyecanlandığımı hissettim. Kokusu bile hala burnumda.

Çocuğunuz kitap okumaya henüz mesafeli ve benim oğlum gibi biraz da üşengeç bir kişiliğe sahip ise uyguladığım bir metodu paylaşmak isterim. Orta kalınlıktaki bir kitabı bile ama bu çok kalın ben bitiremem diye mızırdanıyorsa, ya da hikayenin akıcılığının keyfini henüz fark edecek yaşta ve bilinç de değilse beraber bir kitap bitirmek çocuğa bir farkındalık kazandırmak adına denenebilir. Biz küçük prensi akşamları uyumadan önce o günkü algı seviyelerine göre iki sayfa ya da beş sayfa şeklinde okuyarak bitirdik. Beraber kitap okurken çok güzel soruları oluyor, kitap üzerine sohbet edebiliyorsunuz. Dahası o gün yaşadıkları içsel bir problemi o anda sizinle paylaşabiliyorlar ki bu çok kıymetli bir paylaşım anı olabilir. Bu noktada okuyucunun performansı da oldukça önemli tabii. Çocuklar bütün gün çizgi filmlerin renkli ve heyecanlı, zihni hiç zorlamadan akıp giden hızı karşısında kitaba karşı olumsuz bir bakış sergileyebilir. Ses tonu mimikler hayal ettirme aşamaları önemli. Bunun içinde ebeveynler İnternetten hikaye anlatıcılarını dinleyebilir, gerekirse okuyacakları parçaya çalışabilirler. Ben naçizane drama eğitmeni olduğum için bu teknikleri kullanarak okuyorum. Sonuç, anne yaa! sen oku, babam ses çıkartmadan okuyor sıkılıyoruz:) Kardeşler ile okunuyorsa bugün bir bölüm okumak isteyen var mı? Diyerek, çocuklar sürece dâhil edilebilir.

Kitap bittikten sonra beraber kitap hakkında konuşulabilir. Sen hangi karakteri sevdin. Sen olsan kitaptaki hangi karakter olmak isterdin. Sonu nasıl bitti. Hadi sende bir son yaz şeklinde, düşünsel süreçlere girilebilir. Sonrasında yeni kitap beraber seçilip, satın alınabilir.

Evde tüm aile bireylerinin olduğu bir kitap okuma yarışması hazırlanıp puanlama, yıldızlama ya da yarış arabası gibi figürler ile bir pano oluşturulabilir. Tabi ki tüm ailenin kitap okuyacağı bir saat ve ortam oluşturmak gereklidir. En azından, çocuklara televizyon ve internetin olmadığı bir alan açmak ebeveynin en önemli görevidir. Devamlılık ve sürdürülebilirlilik başarı da ön şart.

O zaman hepimize kolay gelsin, mutlu ve huzurlu bir tatil dileğiyle…..

BİR CEVAP BIRAK